2009 dan beri siyasal içerikli yazılar yazıyorum.Yayınlananların sayısını ben de unuttum. 200 ü geçmiş olsa gerek olsa gerek. Ancak yaşadığımız günlerde Politika o derece karmaşık bir hale getirildi ki işin içinden çıkıp yorum yapmak imkansız oldu. Ayrıca yarattığı kirlilik ve geldiği seviye de cabası. Bu karmaşa hakkında daha fazla yazarak parçası olmak istemedim ve bundan sonra dış politika ya ilişkin konulara değineceğim. Ara sıra dilim sürçerse affola.
Rusya ve onun karizmatik kişiliğini anlatmaya çabalayan lideri Başkan Putin son altı ay içerisinde pek çok ileri ve geri adımlar attı.Batı basının da çok sık yer alan söylemlerinden birinde neden Suriyeye müdahale ediyorsunuz sorusuna verdiği cevapta, Çocukluğunun geçtiği Leningrad sokaklarında tek bir şey öğrendiğinden bahsetti, ona göre çatışma kaçınılmaz ise ilk vuran o olmalıydı.Ayrıca Rusyanın Suriyeyi bombalamasının nedeni sadece İŞİD i durdurmak değildi, bölgede devam eden supergüçlerin çatışmasına karşı Rusyanın jeopolitik menfaatlerini korumalıydı ve ABD nin bölgedeki hegamonyasına, özgür ülkelerin iç işlerine karışmasını durdurmak da görevi idi.Bu arada Başkan Putin’ e göre Rusya,Birleşmiş Milletler kurallarına çok dikkat ediyordu…
Bazılarının, Rusyanın stratejik manevraları adını taktığı bu komiklikler aslında Mart 2014 de Rusyanın Kırımı İlhakı ile başladı aslında batılı gözlemciler bu ilhakı, Rusyanın Kırımı eklediği (Annexed) şeklinde tanımladılar. Bu eklemek çıkarmak falan değildi ve Rusya , Yasal statüsü belli olan bir ülkeyi, BM in sınırların değişmezliği kuralını hiçe sayarak, zorla işgal etmişti.
Aslında Kırım Tatarları Ruslardan geçmişdede çok çekmişlerdi, 18 Mayıs 1944’te Stalin’in emri ile sürgüne gönderildiler sebebi ise, üzerinde pek çok yorum yapılmasına rağmen bu gün tam olarak bilinememektedir. Bu süreçte nüfusun yüzde 46’sına karşılık gelen 225 bin kişinin hayatını kaybetti. Rusya, Kırım’ı ilhak ettiği 1783’ten bu yana son 200 yılın büyük bir bölümü bölgede hâkim güç oldu. Fakat daha sonra Moskova, dönemin Sovyet lideri Nikita Kruşçev tarafından Rusya’dan Ukrayna’ya devredildi. 2001 yılında yapılan nüfus sayımına göre Ukraynalılar Kırım’da nüfusun yüzde 24’ünü, Ruslar yüzde 58’sini, Tatarlar ise yüzde 12’sini oluşturuyordı. Bu gün,Kırım yasal olarak Ukrayna’nın bir parçası olarak görülüyor,daha doğrusu görülüyordu. Rusya da 1994’te Ukrayna’nın toprak bütünlüğü için hazırlanan genelgeye ABD, İngiltere ve Fransa ile beraber imza atmış, destek çıkmıştı. Fakat sonra hernedense bu işten vazgeçti ve kırımı tekrar Rusyaya iliştiriverdi.!994 den bu güne ne değişmişti bilinmez ancak sonuç kırımın Ukraynadan ayrılmasıydı.
Daha sonra Başkan Putin Ukraynada ki manevralarına başladı ve ülkenin doğusuna batının bütün protesto ve yaptırımlarına karşılık adı paramiliter güç olan aslında bal gibi rus özel kuvvetlerinden oluşan güç Doğu Ukraynaya girip kontrolü ele alıverdi , ve hayat bundan sonra Putin için zorlaşmaya başladı;
Rusya artık eskisi gibi değildi ve Ukrayna da değildi.Sovyetler birliğinin çöküşünden sonra adına Turuncu devrim dedikleri batı tezgahı ve Saros un fonlamasıyla gerçekleşen bir turuncu devrim yaşamışlardı.O günlerde herkes hernedense çok mutluydu, laf değildi Ukraynaya özgürlük ve demokrası gelmişti.Durumun hiç de böyle olmadığı sık aralarla yapılan iki seçimden sonra anlaşıldı ve Kominist partisi dolayısıyla Rusya yanlıları tekrar iktidara geldi. ABD binlerce kilometre uzaktan ülkelere fazla müdahale edemiyeceğini, insanların onları en fazla üç beş yıl dinledikten sonra eskiye döndüklerini gene anlamadı.Bu arada Rusya devasa ekonomik problemlerle boğuşuyordu.Yaptırımların başlamasından sonra Batılı Petrol kartelleri hızla petrolün varil fiyatını düşürmeye başladılar.İhracatının yarısından fazlasını petrol ve doğal gaza bağlayan özellikle kışın üşüyen ülkelere istediğini yaptıran Rusya ülkedeki yolsuzlukların da büyük etkisiyle ciddi sıkıntılara düşmeye başladı. 2015 yılı ocak ayında artık işler kontrol edilemiyordu.Ruble 19 ocakta tarihteki en düşük değerinin de altına düştü ve rus merkez bankası rubleyi %2 devalue etti. Artık ı ruble 79 dolardı ve 85 ruble 1 euro du.Bu arada ekonomik yaptırımların doğal neticesi olarak Petrol varil fiyatı %70 azalmayla 30 USD/varil oldu. Halbuki Rusya 2015 bütçesindeki kısıntıları 50USD/ varil olarak hesaplamıştı. Rus maliye Bakanı na göre durum ancak petrol fiyatı 82 USD7varil olduğunda düzelecekti. Bütün bu olumsuz şartlarda Başkan Putin gözünü Suriye ye dikti ve Lazkiye yakınlarındaki askeri havaalanını tahkime ve buraya teçhizat ve asker göndermeye başladığı andan itibaren hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı belliydi.
Bu müdahalenin açık mesajı : Rusya kişi olarak Beşar Esad’da ısrarlı olmadığını vurgulasa da Esad rejiminin devrilmesine izin vermeyecekti.Esad ın ordusu Kuzey de Türkiye sınırından güneyde lübnan sınırına kadar Suriyenin akdeniz kıyısını bu arada stratejik öneme haiz kuzeydeki lazkiye ve güneydeki tartus limanını kontrol ediyordu. İç kısımlarda Humus ve hama da kontrol altındaydı.
Hayat başlangıçta gayet iyi gidiyordu, Esad durumunu sağlamlaştırmış birlikleri tekrar moral kazanmış ve ilerlemeye başlamışlardı. Bu arada Rus uçakları ona değmiş buna değmemiş ayırdetmiyorlar, İŞİD le mücadele ediyorken önlerine gelen herkese ateş ediyorlardı. Bu arada defalarca sınır ihlali yaptılar, her seferinde özür dileyip işi kapattılar. Ne de olsa Türkiye ve Rusya Milyarlarca dolarlık ticaret hacmine sahiptiler ve en önemlisi doğal gazın %66 sı Rusyaya bağımlıydı.
Derken bir gün , büyük ihtimalle kasıtlı olarak, tekrar sınır ihlali yaptı ve bu sefer Türkiye affetmedi ve rus uçağını düşürüverdi. Ondan sonrada kıyamet koptu. Başkan Putin, otoritesini kanıtlamak istercesine ileri geri konuşmaya başladı. Her iki tarafın diplomatları durumu toparlamak için deli gibi çalışıyorlardı ancak Putin sadece silahla karşılık verme opsiyonunu açık tutarak uygulamadı bizden mal alımını kesti. Doğal olarak bunun sıkıntısını Rus halkı çekti. Rus Filosonun sancak gemisini, ki bu bir hava savunma gemisiydi, Samandağ açıklarına yerleştirdi. Bilmediği Aselsanın elektronik karıştırma sisteminin çoktan oralara yerleştirildiği ve Türk donanmasının çokdan doğu akdenize olduğu idi.. Bu arada Nato her nasılsa Türkiyeyi destekledi ABD kulağının üzerine yattı, Devriye gezen Türk f 16 ları rus uçaklarına bulaşmadı ve en önemlisi ruslar bir hava ihlali daha yapmadı.
Filmin sonunda, Putin ani bir kararla Hava kuvvetlerini Suriyeden çekti ve Bombardımanı durdurdu.Türkiyede bir sürü anlı şanlı yazar bu iş için değişik yorumları köşelerinde yazdılarsa da sebep çok basitti Rusya nın böyle bir operasyonu uzun süre yürütecek parası yoktu.Bölgede bayrak göstermiş, buradayım demişti ancak bu işler parayla dönüyordu ve oda Putin de yoktu.
Rusyanın Suriye pazarına girip çıkması daha çok tartışılacak. Doğal olarak düşürülen uçağın siyasi/askeri bir durum değerlendirmesi sonucu düşürüldüğü ve siyasilerin bundan hiç mutlu olmadıkları da. Bekleyeceğiz ve göreceğiz.
NOT: Bu yazı 2015 de yazılmıştır