• About

hulkiergun

~ Politika

hulkiergun

Monthly Archives: Ocak 2024

HUKUK KARMAŞASI

08 Pazartesi Oca 2024

Posted by Hulki Ergun in Uncategorized

≈ Leave a comment

Hukuk Karmaşası

Türkiye uzunca bir zamandır, siyasi temelli bir hukuk karmaşası içerisinde sürükleniyor. Kimse elini ovuşturmasın, bu konunun siyasi boyutu bu yazının kapsamı dışında ve değinilmeyecek. Hukuki boyutuna gelince en iyisi baştan başlamak;

Gezi Parkı davasında tutuklu bulunan Can Atalay’a, İstanbul 13 üncü ağır ceza mahkemesi tarafından, 18 yıl hapis cezası verilmiş yargıtay 3üncü ceza dairesi kararı hızla onaylamıştır. Bu arada 14 Mayıs 2023 deki seçimlerde Can Atalay, TİP den Hatay milletvekili seçilmiş avukatları kanalıyla mazbatasını almış ancak tahliye edilmediğinden yemin edip göreve başlayamamıştır.

Can Atalay’ın avukatları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmış, Yüksek mahkeme hak ihlali olduğuna karar vererek Can Atalay’ın tahliye edilmesine hükmetmiştir. Tuhaflıklar komedyası bu noktadan sonra başlamıştır. Dosya sahibi olan İstanbul 13 ağır ceza mahkemesi yeniden yargılamaya ilişkin prosedürü başlatmamış dosyayı onanmak üzere Yargıtay’a göndermiştir.

Bundan sonrası büsbütün karışıktır. Yargıtay üçüncü ceza dairesi anayasa mahkemesinin kararına uymamış üstüne üstlük cumhuriyet tarihinde ilk defa karar için olumlu oy kullanan anayasa mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

Yargıtay 3’üncü ceza dairesinin karar uymama gerekçesi nedir, Adalet bakanı ne demiştir anayasa mahkemesinin gerekçeli kararı nedir gibi konular, garip ve sıradan insanlar için ayrıntıdır. Ancak Atalay anayasa mahkemesine hak ihlali için ikinci kez başvurmuş,23 aralık 2023 de ve ayni karar çıkmış, her nedense son sözü söyleyen yargıtay 3üncü ceza dairesi ikinci sefer karar uymayarak anayasa mahkemesini Jüritokrası ile suçlayarak  kararın hukuki değer taşımadığını belirtmiş ilk kararda ısrar etmiştir.

Meseleye farklı hukuki yorumlarla bakıp işin içinden hiç çıkamaz hale geleceğimize, T.C. Anayasası böyle durumlar için ne der ona bakmak gerekli

Madde 153: Anayasa mahkemesi kararları kesindir ve Yasama, Yürütme ve Yargı organları ile İdare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri, bağlar

Madde158Diğer mahkemelerle anayasa mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa mahkemesi kararı esas alınır.

Bunlara ek olarak T:C. Anayasasının 83 üncü maddesi var;

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14’üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.

Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.

Buradan çıkarılacak net sonuç Anayasa mahkemesinin verdiği karaların Mutlaka uygulanması gerektiğidir. Bazı anayasa hukukçularına göre kararlara uymamak bir anayasayı ihlal suçudur Ayrıca, T.C Anayasası bu ve benzeri konuların çözümü için bir hakem belirlememiştir. Bu nedenle mesele kendi hukuki prosedürü içerisinde çözümlenip sonuçlandırılmalıdır.

Sonuçları anayasanın ihlali olan bir konunun ortada bırakılıp gündem değiştirme manivelası olarak kullanılması mümkün olmadığı gibi kabul de edilemez

.

FELAKET KAPİTALİZMİ

06 Cumartesi Oca 2024

Posted by Hulki Ergun in Uncategorized

≈ Leave a comment

       Felaket kapitalizmi

İnşaat sektörü çok ilginç ve genelde belirli kurallara uymayı tercih etmeyen bir sektördür. Normal boyutta bir inşaat şirketi önce maliyete doğrudan etki eden İmarlı yerleşim bölgelerinde veya yakınlarında bir arsa bulmaya çalışır. Tuhaf bir nedenle, o arazi üzerinde başka inşaat guruplarının da çıkarları çatışmaktadır. Bu durumda siyasi ağırlığı fazla olan araziyi kapar ve genelde o arazinin bedelsiz tahsisi yapılır.

Sistem başlangıçtan sakatlanmıştır. O arazi genelde devlete aittir ve satış şekli yasalarda bellidir. Ancak kamuya açık bir ihale yoluyla satışı yapılan bazılarının deyimiyle kupon arazi satışını ben hiç görmedim herhalde görende yoktur.

İşler her zaman al gülüm ver gülüm sistemiyle olmaz. Olursa bile fazla kar getirmeyen küçük projeler için olur. Sistem açıklandığı gibi basittir ucuza bir araziyi siyasi baskıyla kapatırsınız. Sonra kocaman kocaman binalar dikip şehre rüzgâr girişini kesersiniz ve, büyük karlarla yaptıklarınızı satarsınız, sonra arkanızı döner gidersiniz havasızlıktan soluk alamayan insanlara, aynı sebepten renkleri kirli sarı olan çocuklara hiç aldırmazsınız.

Bazı yıllara yayılmış çok büyük alt yapı projeleri ise ayrı bir alemdir ve konu başlığımızla bir ilgisi yoktur. Hatırlanması, gereken bu tür alt yapı projelerinde devlet doğrudan ortaktır. Ancak bizdeki örneklerde bu ortaklık da hiç kar paylaşımı olmaz. Kârı işi alan inşaat Şirketi paylaşır: Uzun yıllar boyunca kar garantisi verildiğinden eksik kalanı ödemesi gene size bana düşer.

İnşaat sektöründeki en büyük voli dünyanın her yerinde büyük felaketlerden sonra gelen fırsatlarla yakalanır. Şok Doktrini nin yaratıcısı Naomi Klein bu tür kazançlara felaket kapitalizmi adını takmıştır.

Şimdi bu yeni tür kapitalizmin ABD’deki en iyi örneklerinden birinine sebeb olan kasırgalardan en büyüğünü inceleyelim; Bu Kasırga , 2005 yılı Atlas Okyanusu kasırga mevsiminin genelde 5., tropik kasırgalar arasında 11. ve Ölçeği ‘ne göre 5. Kategorideki 2. Kasırgası olan Katrina dır, 23 Ağustos 2005 günü oluşmaya başlayan ve Meksika Körfezi kıyısının orta-kuzeyi boyunca uğradığı yerlerde büyük hasarlara sebep olan Katrina nın. Neden olduğu en büyük can kaybı ve maddi zarar, New Orleans‘ta meydana gelmiştir. Set sisteminin başarısız olduğu Louisiana’yı sel basmış. Kasırga, Mississippi kıyısının karşısında ve Alabama‘da şiddetini artırdı, öyle ki kasırganın merkezinin hızı saatte 260 km/saat olarak ölçüldü.

Katrina kasırgasının New Orleans da verdiği en büyük zarar Toplu konutları ve eğitim sistemini yok etmesiyle oldu. Aslında uzunca bir zamandır binaları yıkıp yeniden yapmayı pek çok inşaat şirketi programına almıştı şimdi,bazılarına göre, tanrının bir lütfu olarak, okullar yeniden yapılacak ve doğal olarak eğitim sistemi elden geçirilecekti.ve gene doğal olarak eğitim sistemini yapılanmasını bedeli, devlet kaynaklarından dolayısı ile ABD vergi mükelleflerinden çıkacaktı. Bu paranın yıkılan evlerin finansmanında kullanılması ise kaçınılmazdı.

İş karşılıklı açıklamalarla o kadar ayağa düştü ki, Cumhuriyetçi kongre üyesi Richard Baker

“Nihayet New Orleans daki toplu konutlardan ve okullardan kurtulmuş olduk, üstelik bedavaya da yıkımını sağladık. Bunu bizim adımıza tanrı yaptı. Artık o eski binaların yerine yeni güvenlikli sitelerin yapılmasını sağlayabiliriz. Temsilci Baker in söylemediği orada evleri yıkılmış insanların bu yeni yapılardan alamayacağı paralarının bir bölümünü sigortadan alacakları ancak başka yerlere taşınacakları idi.

Bu zata göre, evler bedavaya tahliye edilmiş ve gene bedavaya yıkılmıştı. Bu sadece tanrının lütfu ile olabilirdi.Ancak,büyük felaketlerden büyük çıkarlar sağlamayı tanrının lütfu olarak nitelendirmek sadece hastalıklı beyinlerin düşünce tarzı olabilir.

Bu yazıda inşaat sektöründe nasıl para kazanılabileceğini inceledik. Bu yolların belki de en kötüsü New Orleans da devlet eliyle uygulanan felaket kapitalizmi yöntemi idi. Böyle günleri görmemek umuduyla…

Subscribe

  • Entries (RSS)
  • Comments (RSS)

Archives

  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Temmuz 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Nisan 2022
  • Mart 2022
  • Şubat 2022
  • Ocak 2022
  • Aralık 2021
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021

Categories

  • Öykü
  • Uncategorized

Meta

  • Oturum aç

WordPress.com tarafından desteklenmektedir.

Yorumlar Yükleniyor...