Bir süredir Kazakistan da bazı tuhaf olaylar arka arkaya sergileniyor. 31 Aralık da hayat, 2,8 milyon km karelik bu kocaman ülkede, normal gözüküyordu. Bu arada Ticaret bakanı, hızla doğalgaz ücretlerini 60 teng den (1,86 TL) 120 Teng e (3,72 TL) yükselten kararnameyi onaydan geçiriverdi. Yeni yıl eğlencelerine saatler varken kimse bunun nelere mal olacağını düşünmedi bile 1 Ocak, birazda yılbaşı rehavetiyle sakin geçti ancak sonra çanak çömlek patladı.
Olayın ayrıntılarını incelemeden önce, rezerv ler açısından gerçek bir enerji devi olan ve Türkiye’den dört kat büyük, bu ülkenin petrol, doğalgaz ve uranyum rezervlerine bir göz atmak gerek;
Kazakistan dünyada Rusya ve Çin ile ortak sınırı, hazar denizinde kıyısı olan tek ülkedir, Büyük güçlerden sadece ABD ye komşu değildir
Bu ülkenin hesaplanmış petrol rezervi 30 milyar varildir, %1,69 payla 12 inci sıradadır. Termal craking gibi eski yöntemlerle çalışan 3 adet rafinerisi vardır ve %60 verimlilikle ve ancak 350000 varil ham petrol işleyebilmektedir.
Kanıtlanmış doğal gaz rezervi 3,9 trilyon metre küptür, ancak ülke içerisinde dağıtım yapacak boru hatları, her nedense, bir türlü tamamlanamadığından ve kaynakların tamamına yakını Nur sultan adı verilen yeni başkentin inşa edilmesine kullanıldığından, Özbekistan’dan doğal gaz ithal etmektedir. Çinle arasında bir boru hattı vardır ve bu ülkeye 8,8 milyar metreküp doğal gaz satar. Yıllık ihraç toplamı ise 19,4 milyar metreküptür. Rezerv olarak dünyada 19 sırada olup, pazarın %0,89 una sahiptir.
Gerek Petrol gerekse doğal gaz üretim ve satışında, kalifiye bir ekonomistin, ki bu ben değilim, ilk bakışta göreceği yanlışlıklar vardır. Petrol üretiminde Sovyetler Birliği zamanında kullanılan çıkarma yöntemlerini kullanmaktadır ve Rusya dahi bu metotları terk etmiştir. Örneğin, kuyulara ham petrol stabilitesini temin için doğal gaz pompalanmaktadır. Bu çok pahalı bir yöntem olduğundan yıllar önce terk edilmiştir. Ayrıca rafinerilerini modernize edip daha yüksek katma değerli ürün ihraç edebilecekken yıllardır bu yapılmamıştır.
Doğal gaz üretiminde ise sıvılaştırma tesisleri eski teknolojidir ve çok düşük kapasiteyle çalışmaktadır bu nedenle daha çok gaz olarak satış tercih edilmektedir
Kazakistan’ın küçük bir şehrindeki mahalleden daha ufak olan Katar bile doğal gazı sıvılaştırmakta sonra satışa sunmakta, gaz satışını tercih etmemektedir. Ayrıca iç dağıtımı yapacak boru hatlarının neden tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilmesi düşünülmemiş bunun yerine Özbekistan’dan ithalatın tercih edilmesinin zor anlaşılır bir noktadır. Kalkınma stratejisi olarak benzer yöntemi uygulayan bir başka ülke daha vardır ancak orada da bu sistem çalışmamakta ülke bir krizden diğerine sürüklenmektedir. Yanlış anlamaları engellemek için hemen söylemeliyim. Bu ülke Türkiye değil Tierra del Fuego dur (Ateş Toprakları), Güney Amerika’nın en ucunda yer almaktadır …
Uranyum rezervi 15 milyon ton olarak hesaplanmıştır ve dünya birincisidir. Üstelik, Çin e her sene 650 ton doğal uranyum satar ve bu bazı kaşların kalkmasına sebep olur
Şimdi ilk olarak iki basit soru sormalıyız, ilki Yılda 19.4milyar metreküp doğal gaz ihraç edilen, hesaplanmış rezervi 3,9 trilyon metreküp olan bir ülkede gaz fiyatları neden bir anda iki katına çıkarılır? İkincisi yurt içinde dağıtımı sağlayacak boru hatları neden tamamlanmaz ve Özbekistan’dan gaz ithal edilir, buna her yıl Çine satılan yaklaşık 9 milyar metreküp gazı da eklersek birilerinin buna fena halde kızmaya başladığını anlamanın, çok zor olamadığı görülmektedir. Belki de Kazakistan’daki kalkışmanın nedeni gerçekte birilerinin kızmaya başlamasıdır.
Anlatılanlardan anlaşılacağı gibi derin siyasi arka planı olan bu kalkışmada olan biteni anlamak için meseleyi olabildiğince basitleştirip ele almak gerekecektir
İncelenmesi gerekli ilk nokta bu kadar doğal gaz bolluğunda, neden senenin son günü büyük oranda zam yapılmasının açıklığa kavuşturulmasıdır. Baktığınız açıya bağlı olarak bu durum tipik bir kışkırtma operasyonu olarak görülebilir. Gelen zamdan sonra ilk kalkışma başta tengiz olmak üzere petrol ve doğal gaz üretim bölgelerinden gelmiştir ve buradan önceden hazırlık yapıldığını ve birilerinin zammı bahane ederek milleti sokağa döktüğü, noktasına gelebiliriz.
İkinci nokta Kazakistan’da son yıllarda artan selefi etkisidir. Başları kesilerek öldürülen iki polisle bir şeyler anlatılmaya çalışılmıştır. Bu konu yakın gelecekte ülke nin başına büyük dertler açacağa benzemektedir.
Üçüncü nokta kalkışmanın Ukrayna’daki renkli devrime çok benzemesidir. Bu durum, olayda Amerikan elinin doğrudan işin içinde olduğunun göstergesidir. Yaşlı ABD başkanının Demokrat olduğunu unutup, Tipik bir Neo con stratejisi olan Rusya’yı çevreleme işine sarılmasının nedeni, Çin orada bütün heybetiyle dururken, bir türlü anlaşılamamaktadır. Rusya, Polonya sınırından Viladivostok a kadar uzanan devasa bir ülkedir ve bu iş çevrelemeyle falan bitmez. Kazakistan’ın ise çok özel bir durumu vardır. Rusya’nın ortasında 2,8 milyon kilometre karelik bir ülkenin özellikle yeraltı zenginlileri nedeniyle mutlaka üzerinde çalışılmalıdır. Saros ve ekibinin Ukrayna’daki beceriksizliği, ülkenin fiili olmasa da ikiye bölünmesine ve kırımın işgaline sebep olmuştur. Sadece batı Ukrayna’yı destekleyerek ve NATO’ya alma tehdidi savurarak hiçbir şey yapamayacağını, ABD anlayamamaktadır.
101 ini hava indirme Tümeninin faal olan bir tugayını Polonya’da yerleştirmek bu işe yetmez
Dördüncü nokta, Kazakistan’a Rusya’nın doğrudan müdahale etmesini sağlayacak bir bahane yaratılması isteğidir. Olaylar çığırından çıkınca veya öyle gösterilince Esas Başkan Nazarbayev i uzaklaştıran, yeni Başkan Tokayev, KGAÖ tünü, anlaşmanın beşinci maddesine dayanarak, olayları bastırmaya çağırmış, genelde bu işin bir planlama safhası olması gerekirken bir hava indirme tugayı Astana hava alanına inivermiştir. Rusya’nın esas planı Kazakistan’ı işgal etmek değil Çin in önlenemeyen yükselişini önlemektir ve bu konuda ne yapılacağını, el altından ABD ile görüşmektedir.
Bu arada olaylar sırasında ölen beş bin civarındaki kazak a kimsenin aldırdığı yoktur. Devlet yetkilileri neredeyse olur böyle şeyler demeye getirmektedir. Bir başka olay şu anda Kazakistan’ın Başkanının kim olduğudur. Eski Başkan Nazarbayev hiçbir şey olmamış gibi el altından devam etmekte bu arada kendi isteği ile ayrıldığını açıklamaktadır. Böylesine çift başlı yönetim bu türden krizlerdeki en tehlikeli durumlardan biridir. İşe karışan veya karışmaya çalışan ülkeler kimi muhatap alacaklarını şaşırmışlardır.
Sonuç olarak, Rusya bu olayda ABD ye çok net bir mesaj vererek Kazakistan’dan elini çekmesini, Ukrayna’da, ülkenin toprak bütünlüğüne saygı duymasını, bu ülkeyi NATO’ya alınmasını aklına dahi getirmemesini istemiştir. ABD bu isteklerin ne kadarını içine sindirecek ve uygulayacaktır; bunlar zaman gösterecektir. Şimdilik ABD Rusya maçının galibi Rusya gözükmektedir. Diğer taraftan Kazakistan Çin ticari ilişkilerinin, özellikle Uranyum ve Gaz satışının Rusya’yı gerdiği açıktır. Bu nedenle çıkan ayaklanmada bu ülkenin kışkırtıcı etkisi gözden kaçırılmamalıdır. Tuhaf bir şekilde ABD de ayni konulardan şikayetçidir ve bu bizlere, Kazakistan kalkışmasını farklı sebeplerle bu iki ülkenin başlattığını düşündürmektedir.