“Ne yaptınız da ülkeyi bu hale getirdiniz?”
Sadece Nisan 2021 de gelişen olayları dikkate aldığınızda onlar bile yukarıdaki sorunun sorulmasını haklı gösterir;
Bu dönemin en popüler sorusu 128milyar dolar nerede dir. Olay, çok kaba anlatımıyla şudur. T.C. Merkez bankası her nedense, hazineyle bir protokol imzalar ve bazı kamu bankalarındaki hesaplarından döviz satma yetkisi verir. Neden kendi satmaz, satılan kime, ne kadar ve kaçtan satılmıştır, bu bir türlü açıklanmaz ve genelde ticari sır bahanesi ardına saklanır. Doğal olarak bazı münafıklar, satılan dolarların, beşibiryerde lerin, araç geçse de geçmese de para aldıkları bazı köprü otoyol gibi büyük projelerin dış kredilerinin kapatılmasında kullanıldığını, inatla herkese anlatamaya başlarlar, hatta daha da ileri giderler İstanbul boğazına yapılacak ucubenin, dış finansmanında kullanılmak üzere alınacak kredinin teminatı olarak bir yerlerde saklandığını dahi söylerler. Ancak 129 milyar dolar çok büyük paradır, bu seçkin inşaatçı zevat bile onu bitirmeyi beceremez ve yarısına yakın bölümüyle altın ithal ederler. Bu altını da borsada satarlar, fiyat düşük olduğundan kapanın elinde kalır, bankacılık sistemine girmez kişisel zulalara atılır. Amaç, eğer ekonomi teker patlatırsa yaşamı sürdürebilmek için el altında değeri düşmeyen bir şey gereklidir. İktisat gurusu damat paranın kalanını, piyasada doları 5 TL civarında tutmak için satar ve cari açığın bir bölümünü de kapatır. Özet olarak halk deyimi ile çarçur eder. Yasama, Yürütme özet olarak her bir şey in başı olan Sayın Cumhurbaşkanı nın bu operasyondan haberi yoktur duyunca çok kızar ve damadı fena halde fırçalar. Bu arada Merkez bankası başkanını da ikinci kez değiştirir. Ayni rezidans da oturan damat ve ailesi çok üzülürler zaten aile çıkan bazı dedikodular yüzünden çok sarsılmış, dedikoducu münafıklar o kadar ileri gitmişler dir ki adamın karısını dövdüğünü dahi iddia etmişlerdir, halbuki fiske dahi vurmamıştır, karısı kapıya çarpmıştır ve gözündeki morluk ondan dır. Ve damat sonunda dayanamaz, sosyal medya platformlarından biri kanalıyla istifa eder. Saraydan iki gün ses çıkmaz üçüncü gün laf kalabalığı ile kabul edildiği gene sosyal medyada açıklanmıştır. Guru, ondan sonra gölgelere çekilir ve kaybolur şu anda nerede olduğu bilinmemekte olup bir süredir derin meditasyon yaptığı söylentileri sosyal medyada dolaşmaktadır.
Türkiye’deki en büyük tuhaflıklardan biri, adına Tarikat denilen garip bir oluşumun, toplumun bütün kesitlerini sarmasıdır. Tarikat ’ın ne olduğu ne istediği gibi ayrıntılar doğal olarak ayrı bir inceleme konusudur. Burada, bu garip oluşumun etkisiyle, Toplumun, dine ve dini değerlere bakışını inceleyen bir araştırmanın sonuçlarıyla ilgileneceğiz
*15 Temmuz darbesi, cemaatler e olumsuz bakılmasına sebep olmuştur %35
*Tarikatlar bir şekilde devlet tarafından denetlenmelidir %50
* Herhangi bir Tarikata bağlılık ne ölçüdedir
%60 hayır
%15 evet
%25 Kararsız veya cevap yok
*Kuranı Arap harfleriyle okuyabiliyor musunuz
%33 evet
%54 hayır
*Cennete gitmek için ölmeyi istemisiniz
%65 hayır
%14Evet
%20Kararsız
*Beş vakit namaz kılanlar
%22Evet
%26Sadece Bayram ve Cuma namazı
%22Namaz Kılmam
%6 Yanıt yok
*Seçimlerde adaylar dindar olmalı mı
%51Evet
%24Kısmen Önemli
%20Hayır
*Hilafet istiyor musunuz
%54 evet
%40 hayır
%6 Kararsız
Yukarıdaki veriler bir tanesi hariç tutulmak üzere Türkiye’nin siyasal yelpazesini kalın çizgileriyle tanımlamaktadır. Buna göre Ülke Muhafazakâr çizgide birileri tarafından yönetilmelidir. Ancak bu çizgi dini motifleri dışarıda tutmalıdır. Yaygın deyimiyle gelecekteki seçimleri dini gündelik hayatının ayrılmaz bir parçası kabul eden, kılık kıyafetten yediği içtiğine kadar bu çizgiye yerleşmeyi tercih eden guruplar kaybedecek, mütedeyyin Müslümanlar olarak bilinenler öne çıkacaktır.
.