Hemen her gün gazetelerde ve çanak tutanlar hariç diğer televizyon yayınlarında, mutlaka en az 1 kadın cinayetini okuyoruz veya seyrediyoruz. Kadına şiddet, bana göre tepkisiz kalındığı ve az cezalarla geçiştirtildiği için en yaygın eylem gözüküyor. Aslında çocukları önünde öldürülen kadın hukuken doğru yere konmadığı için bilmem ne faslından öldürme deniyor bir de karar duruşmasında takım elbise giyilip kravat takılınca, sanık, okkalı bir iyi hal indirimi alıyor. Ancak işin aslı hiç de öyle değil öldürmeyi kafana koyacaksın silah edineceksin olayı planlayacaksın bunu adı her halde hukuken başka bir şeydir ve cezası da daha ağır olsa gerek.
Belki de En uygunu bazı istatistiklerle işe başlamaktır;
2002’den bu yana kadın cinayetlerinin sayısı bütün hükümet organları tarafından farklı verilmektedir. Ölen bellidir kalan bellidir niye bu rakam tutmaz hiç anlaşılamamıştır. Bu yazının amacı rakamlar arasındaki farkı bulmak olmadığına göre açıklamayı yapan kuruluşun adını yazıp rakamı açıkladığı haliyle vermenin uygun olacağı düşünülmüştür.
Her şeyden önce kendilerine özgü nedenle şiddet gören kadınlara göz yuman AKP lilere göre
2002’de 66, 2003’te 83, 2004’te 128, 2005’te 317, 2006’da 663, 2007’de 1011, 2008’de ise 806 kadın cinayeti işlendiği muhtelif zamanlarda açıklanmıştır. Ancak rakamlar doğal olarak resmi nitelik taşımamaktadır.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na göre ise 2009’da 171, 2010’da 177, 2011’de 163, 2012’nin ilk 9 ayında ise 128 kadın cinayeti işlenmiştir.
Cinayetlerin işlendiği yerlere gelince;
Kadınların 178’i evinde, 33’ü sokak ortasında, 12’si arazide, 10’u iş yeri, 9’u arabada, 8’i ıssız yerde, 6’sı otelde, 2’si apartman girişinde, 2’si parkta, 1’i kömürlükte, 1’i barakada, 1’i okul önünde, 1’i minibüste, 1’i evinin dışındaki tuvalette, 1’i avukatlık bürosunda, 1’i fabrikada, 1’i otoparkta, 1’i evinin önünde, 1’i sağlık ocağı bahçesinde öldürüldü. 10’unun öldürüldüğü yer tespit edilemedi. 2021’de öldürülen kadınların %64’ü evlerinde öldürüldü.
Kadına şiddet her geçen gün arttığına ve işler iyiden iyiye çığırından çıktığına göre ve engellemek için de bir şey yapılmadığından tüm olayın arkasında bilinçli bir siyasi arka plan aramak gerek. İşte bazı siyasilerin kadın hakkındaki bana göre aykırı söylemleri;
* Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.”.
*Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem.”
*Kadına şiddet abartılıyor.”
*Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya.”
*Benim bedenim, benim kararım diyenler feminist.”
*Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum.”.
*Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar.”.
*Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum.”
*Tecavüze uğrayan da kürtaj yaptırmamalı.
*Bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular.”
*Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın.”
*Medya olayları abartıyor. Kadına yönelik şiddet algıda seçicilik.”
*Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek.”
*Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor.”
*Türk kadını evinin süsüdür.”
*Herkes içinde kahkaha atan kadın iffetli değildir.
*İş hayatının, anneliğin alternatifi haline getirilmesini kabul edemiyorum. ‘Çalışıyorum’, diye annelikten imtina eden bir kadın aslında kadınlığını inkâr ediyor demektir. Bu benim samimi düşüncemdir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Eksiktir, yarımdır. Anneliği reddetmek insanın yarısından vazgeçmektir. Daha geniş tutuyorum. İnsanlıktan vazgeçmektir. Anne olmazsa insanlık olur mu? Anne varsa insanlık var. .”
*(Makyaj yapan kadın gazeteciye) “Hani var ya, kaportası dökük araçlar olur. Makyaj yaparlar. Boyarlar. Bizim kaporta sağlam, makyaja ihtiyacımız yok.”
* Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum, Kadından anneliği çıkarırsanız geriye kutsal bir şey kalmaz.”
* Kadına şiddet abartılıyor.”
* Polis müdahalesi sonucu yaralanan bir kamu görevlisi için: “O kadın, kız mıdır kadın mıdır?”
* Kadın-erkek eşitliği fıtrata ters.”
* Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun eksiktir, yarımdır.”
* Kürtaj meselesi konuşulurken siz öyle bir söz sarf ettiniz ki benim yüzüm kıpkırmızı oldu. Bir evli, bir bayan, çocuğu olan milletvekili kendisi ile ilgili bir organını nasıl böyle açıkça konuşabilir.”
* Kadın herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak.”
* Kocasını bırakıp tatile çıkanlar, direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar… Böyle bir hayatın içinde siz olabilirsiniz, size kızmanın ötesinde acıyabilirim.”
* Hanımefendi sus, bir kadın olarak sus.”
Burada bazı kafaların, söylemlerin içerdiği acıyı göreceklerine, kimin söylediğini merak edeceklerini gayet iyi biliyorum. Bana göre bu hiç de önemli değil. Tehlikeli olan nokta bu güzel ülkede bir gurup tuhaf insanın böyle düşündüğü ve bu sapkın düşünceden bir türlü vaz geçemedikleridir. İstanbul sözleşmesi ve mevcut yasalar bunu engellemek için gerekli tedbirleri almakla beraber, orasından burasından çekiştirip bildiğini okumak veya seçimde % 1 veya 2 oy için kadına karşı daha sert tedbirler alacak birliktelikler oluşturmak ve kadını itilip kakılacak zayıf yaratıklar olarak göstermek çabaları, ön plana çıkartılıyorsa bazı konularda Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönmek gerekecektir.. Bu garip tür önce şu sorulara cevap vermelidir;
İstiklal harbinde kağnı adındaki tuhaf arabalarla mühimmat ikmalini sağlayanlar erkekler miydi?
Erkek meslektaşları ile karşı teröristler karşı omuz omuza savaşan özel harekât polislerini de itip kakabilir misiniz dövmeye kalkar mısınız, bana göre sakın denemeyin
Komando tugaylarında görevli kadın subay ve astsubayları değil dövmeye veya öldürmeye kalkmak yan gözle dahi bakabilir misiniz?
Bunları beceremeyeceğinize göre Özel kuvvetlerde görevli kadın subay ve astsubaylardan bahsetmiyorum bile
Hadi bu bahsedilen ler özel eğitimli, iş hayatında pek çok kilit görevde çalışan yüzlerce CEO ya bir şey yapabiliyor musunuz kes sen anlamazsın diyebiliyor musunuz
Sonuç olarak dişinizin geçmediğine bir şey yapamadığınıza göre neden elin garip kadınlarına aklınıza gelen her türlü kötülüğü yapıyorsunuz ve bu hakkı kimden alıyorsunuz
Unutmayın gün gelir devran döner bu hoyratlığın hesabı yasalar tarafından sorulmaya başlar. Biraz hayal gücünüz varsa sizin işlediğiniz kadın cinayetini sorgulayan savcıların ve yargıçların kadın olduğunu düşünün, o zaman bakalım son celsede giyeceğiniz takım elbise ve kravat size ceza indirimi sağlayacak mı?…