14 mayıs2023 de bu ülke herhangi bir partiyi veya partiler ittifakı nı değil geleceğini oylayacaktır. Oy kullananların vereceği karar ikinci yüzyılda ülkenin siyasi rejimini ne olacağıdır. Seçim öncesi söylemler ve seçim düzlemindeki ler yanyana getirilip birlikte okunduğunda ortaya tam bir yol ayırımı çıkmaktadır. Bu yalnız ve güzel ülke ya yüzü batıya dönük cumhuriyetin temel niteliklerinin korunduğu anayasasında yazdığı gibi demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olacak ya da Ortadoğu da, ve her nedense Arap kültürüyle yoğrulmuş uygulama dozu, Taliban a kadar gidebilecek şartlara bağlı bir İslam cumhuriyeti olacak ve batıdan kopacaktır.

Gerek iç gerekse dış siyasette hiçbir şey siyah ve de beyaz değildir. Her ne kadar şu anda öyle olduğu sanılıyorsa da siyaset, grinin tonları üzerinde hareket eder.

Varsayalım ki Cumhur ittifakı Cumhurbaşkanlığını ve kazandı ve TBMM de 360 milletvekilinden fazla çıkardı, Hiç kimse, Taliban benzeri bir yönetimin hemen kurulacağını ve buna Türk halkının izin vereceğini sanmamalıdır. Doğal olarak Hüda Par ın kerameti kendinden menkul başkanı seçim öncesi sıraladığı isteklerinin derhal uygulanmasını isteyecektir bu zırvaya önce Devlet Bahçeli karşı çıkacak, AKP milletvekillerinden büyük bir bölümü ise asla kabul etmeyecektir. Üstelik mevcut durum, Cumhur İttifakının hem kavga edip hem gözünün içine baktığı ABD’nin, temel politikalarına karşıdır. Bu beyler daha ılımlı, kontrol edebilecekleri bir İslami yönetim istemektedirler. Ancak AKP içerisinde bazı radikal unsurlar da vardır ve bunlar şeriatın mutlaka ve derhal gelmesini istemektedirler, Hüda Par dan ayrı düştükleri nokta Kürtlerle ilgili taleplerdir.

Yeniden seçilen Cumhurbaşkanı ise Her iki tarafa da yönelme eğilimi göstermeyecektir.  Amacı, bu son döneminde sermaye transferinin tamamlanmasını sağlamak, Atatürk’ten son kalanları da ortadan kaldırarak bir çeşit İslam cumhuriyetine zemin hazırlamaktır. Hüda Par ı sistem içerisine İslamcıların oylarını seçimde konsolide etmek için almış onlara belirli sayıda milletvekili vererek seçimde uslu davranmalarını sağlamıştır. Ama artık iş bitmiştir bu nedenle cumhur ittifakından ilk ayrılan seçtirebildiği milletvekilleri ile birlikte Hüda par olacaktır.

MHP ve AKP ilişkileri ise ne seçim öncesi ne de seçim sonrası senaryolarda pek ılık gözükmemektedir. Pek çok temel noktada ayni düşünememektedir ve onları bir arada tutan en güçlü birlik başka deyişle çıkar birliğidir. MHP seçimden gurup kuracak kadar milletvekili çıkarabilirse Bahçeli bu yükü daha fazla taşımak istemeyecek ve uygun bulacağı bir konuda kavga çıkararak Cumhur ittifakını terk edecektir

Bu durumda zaten mevcut anayasaya göre fazla fonksiyonu kalmayan TBMM dahada zayıflayacak buna karşılık cumhurbaşkanı dahada güçlenecek kafasındaki senaryoyu güçlendirecektir

İkinci varsayım, Millet İttifakının Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması ve TBMM de anayasayı değiştirecek yeterli çoğunluğu sağlamasıdır. Yapılabileceklerin en çok bilindiği ve dile getirildiği seçenek budur ve İttifak bileşenleri bunu seçimden çok önce “Tutum Belgesi” adlı bir manifestoyla açıklamışlardır. Burada çıkabilecek tek büyük pürüz İstanbul sözleşmesinin yeniden devreye alınmasında olacaktır çünkü Karamollaoğlu ve partisi buna kesinlikle karşıdır. Seçilen cumhurbaşkanı buna nasıl çözüm bulabilecektir. Belki en iyi seçenek 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine ilişkin  kanunun kadına şiddet açısından güçlendirilmesi olacaktır.

İttifak içerisinde çıkabilecek ikinci büyük sorun HDP veya kurulan yeni parti ile olan ilişkilerde olacaktır. İyi parti tabanı HDP ile her türden ilişkiye karşıdır. Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi içinde bazı tavizlerin verdiği de de bilinmektedir, ancak bu işin nasıl çözüleceğini kimse bilememektedir. Bu konu ittifakın dağılmasına sebep olmayacaktır. Zira siyaseten seçimlerin kazanılmasıyla ele geçirilen güç öyle kolay bırakılıp gidilecek cinsten değildir.

Son olasılık Millet ittifakının Cumhurbaşkanlığı seçimi nı kazanması, TBMM de Anayasa değiştirecek sayıda milletvekili çıkaramamasıdır. Bu tam anlamıyla kaos alternatifidir. Millet ittifakının yapacağı her türden değişiklik Cumhur ittifakınca engellenecek ortada pek çok yetkisi olupta bunu kullanmayacağını söyleyen bir Cumhurbaşkanı ve kavga gürültünün eksik olmadığı bir TBMM kalacaktır.