Felaket kapitalizmi
İnşaat sektörü çok ilginç ve genelde belirli kurallara uymayı tercih etmeyen bir sektördür. Normal boyutta bir inşaat şirketi önce maliyete doğrudan etki eden İmarlı yerleşim bölgelerinde veya yakınlarında bir arsa bulmaya çalışır. Tuhaf bir nedenle, o arazi üzerinde başka inşaat guruplarının da çıkarları çatışmaktadır. Bu durumda siyasi ağırlığı fazla olan araziyi kapar ve genelde o arazinin bedelsiz tahsisi yapılır.
Sistem başlangıçtan sakatlanmıştır. O arazi genelde devlete aittir ve satış şekli yasalarda bellidir. Ancak kamuya açık bir ihale yoluyla satışı yapılan bazılarının deyimiyle kupon arazi satışını ben hiç görmedim herhalde görende yoktur.
İşler her zaman al gülüm ver gülüm sistemiyle olmaz. Olursa bile fazla kar getirmeyen küçük projeler için olur. Sistem açıklandığı gibi basittir ucuza bir araziyi siyasi baskıyla kapatırsınız. Sonra kocaman kocaman binalar dikip şehre rüzgâr girişini kesersiniz ve, büyük karlarla yaptıklarınızı satarsınız, sonra arkanızı döner gidersiniz havasızlıktan soluk alamayan insanlara, aynı sebepten renkleri kirli sarı olan çocuklara hiç aldırmazsınız.
Bazı yıllara yayılmış çok büyük alt yapı projeleri ise ayrı bir alemdir ve konu başlığımızla bir ilgisi yoktur. Hatırlanması, gereken bu tür alt yapı projelerinde devlet doğrudan ortaktır. Ancak bizdeki örneklerde bu ortaklık da hiç kar paylaşımı olmaz. Kârı işi alan inşaat Şirketi paylaşır: Uzun yıllar boyunca kar garantisi verildiğinden eksik kalanı ödemesi gene size bana düşer.
İnşaat sektöründeki en büyük voli dünyanın her yerinde büyük felaketlerden sonra gelen fırsatlarla yakalanır. Şok Doktrini nin yaratıcısı Naomi Klein bu tür kazançlara felaket kapitalizmi adını takmıştır.
Şimdi bu yeni tür kapitalizmin ABD’deki en iyi örneklerinden birinine sebeb olan kasırgalardan en büyüğünü inceleyelim; Bu Kasırga , 2005 yılı Atlas Okyanusu kasırga mevsiminin genelde 5., tropik kasırgalar arasında 11. ve Ölçeği ‘ne göre 5. Kategorideki 2. Kasırgası olan Katrina dır, 23 Ağustos 2005 günü oluşmaya başlayan ve Meksika Körfezi kıyısının orta-kuzeyi boyunca uğradığı yerlerde büyük hasarlara sebep olan Katrina nın. Neden olduğu en büyük can kaybı ve maddi zarar, New Orleans‘ta meydana gelmiştir. Set sisteminin başarısız olduğu Louisiana’yı sel basmış. Kasırga, Mississippi kıyısının karşısında ve Alabama‘da şiddetini artırdı, öyle ki kasırganın merkezinin hızı saatte 260 km/saat olarak ölçüldü.
Katrina kasırgasının New Orleans da verdiği en büyük zarar Toplu konutları ve eğitim sistemini yok etmesiyle oldu. Aslında uzunca bir zamandır binaları yıkıp yeniden yapmayı pek çok inşaat şirketi programına almıştı şimdi,bazılarına göre, tanrının bir lütfu olarak, okullar yeniden yapılacak ve doğal olarak eğitim sistemi elden geçirilecekti.ve gene doğal olarak eğitim sistemini yapılanmasını bedeli, devlet kaynaklarından dolayısı ile ABD vergi mükelleflerinden çıkacaktı. Bu paranın yıkılan evlerin finansmanında kullanılması ise kaçınılmazdı.
İş karşılıklı açıklamalarla o kadar ayağa düştü ki, Cumhuriyetçi kongre üyesi Richard Baker
“Nihayet New Orleans daki toplu konutlardan ve okullardan kurtulmuş olduk, üstelik bedavaya da yıkımını sağladık. Bunu bizim adımıza tanrı yaptı. Artık o eski binaların yerine yeni güvenlikli sitelerin yapılmasını sağlayabiliriz. Temsilci Baker in söylemediği orada evleri yıkılmış insanların bu yeni yapılardan alamayacağı paralarının bir bölümünü sigortadan alacakları ancak başka yerlere taşınacakları idi.
Bu zata göre, evler bedavaya tahliye edilmiş ve gene bedavaya yıkılmıştı. Bu sadece tanrının lütfu ile olabilirdi.Ancak,büyük felaketlerden büyük çıkarlar sağlamayı tanrının lütfu olarak nitelendirmek sadece hastalıklı beyinlerin düşünce tarzı olabilir.
Bu yazıda inşaat sektöründe nasıl para kazanılabileceğini inceledik. Bu yolların belki de en kötüsü New Orleans da devlet eliyle uygulanan felaket kapitalizmi yöntemi idi. Böyle günleri görmemek umuduyla…