Ukrayna Rusya savaşı, Başkan Putin in Kırımın İlhakı ile başlayan Ukrayna’nın askerden arındırılması ve ilhak edilmesiyle tamamlanacak bir büyük projenin adımlarıdır. Her zamanki gibi bu tuhaf ve anlamsız savaşın, daha yakışan tanımıyla kayıkçı kavgasının baş mimarı ise ABD dir. Önce Ukrayna’nın NATO ya alınması fikrini ortaya atmış, üye ülkelerden bazılarının, Böyle bir tasarının gündeme gelmesi halinde veto edeceklerini açıklaması üzerine, İsmini kâğıttan okuyarak hatırlayan Başkan AB’yi zorlamış ve Ukrayna’nın birliğe alınmasını talep etmiştir.
AB yönetim kadrosundan bazıları örneğin, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Van der Leyen bunlarda bizim gibi hemen birliğe alıp üye yapalım diye bir tuhaflık ortaya atmıştır. Ancak Konseyi Başkanı Charles Michel;Rusya ile savaşta değiliz. Rusya, Ukrayna ile savaş başlattı. Ukrayna, AB’nin yakın bir ortağı ve dostudur. Bu yüzden ona birçok farklı şekilde yardım ediyoruz. Her şeye rağmen aynı anda Rusya ile iletişim kanallarını açık tutmaya çalışıyoruz. AB bir değerler bütünüdür buraya girmenin de kuralları vardır diyerek noktayı koymuştur.
Bir de başlıktaki kayıkçı kavgasının ne olduğu hakkında kısa bir açıklama verelim. Osmanlı döneminde henüz vapurlar yokken boğaz trafiği kayıkçılar vasıtası ile sürdürülüyordu. Kayıkçılar semtleri itibari ile önce gruplaşmışlar sonra aralarından bir reis seçmişler, Böylece her semtte genele birden çok balıkçı gurupları oluşmuştur. Bu guruplar genelde fiyat artışından veya kız meselesinden devamlı birbirleriyle kavga halindelermiş. İşte, Kayıkçı kavgası deyiminin lüzumsuz, basit sebepli kavgaları tanımlamak üzere dilimize yerleşme sebebi.Rusya-Ukrayna savaşıdır.
Aslında olayın bir de siyasi gelişe safhası vardır.2014 de UkraynaSaros destekli turuncu Devrimi’nin ardından Rusya, Kırım’ı ilhak ederek Bir daha çıkmamıştır. Rus destekli Paramiliterler, özellikle Wagner Gurubu, Luhansk ve Donetsk Özerk Cumhuriyetlerinden oluşa Güneydoğu Ukrayna’nın, Donbass bölgesinin bir bölümünü ele geçirerek bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşlemiştir. Bu dönemde henüz Ukrayna’da Rus askeri yoktur ve bütün işler Wagner gurubunca yürütülmektedir.
Mart 2021’de Rusya, Ukrayna sınırı boyunca sayıları 190.000’e kadar varan asker ve teçhizat ile büyük bir askerî yığınak yapmaya başladı. Yapılan askerî yığınaklara rağmen Ukrayna’yı işgal etme veya saldırma planları işgalden bir gün öncesine kadar çeşitli Rus hükûmet yetkilileri tarafından inkâr edildi. 21 Şubat 2022’de Rusya, Donbass’ ta tek taraflı olarak bağımsızlıklarını ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’ni tanıma kararı aldı. Ertesi gün Rusya Federasyon Konseyi, oybirliğiyle askerî güç kullanımına onay verdi ve Rus birlikleri davet üzerine her iki bölgeye de girdi.
İşgal, 24 Şubat 2022 Moskova saatiyle 06.00 civarında Başkan Putin’in “Ukrayna’nın askerden ve Nazizm’den arındırılması” amacıyla “özel bir askerî operasyon” ilan etmesiyle başladı. Putin konuşmasında , Ukrayna’nın devlet olma hakkına karşı çıktı ve Ukrayna’nın etnik Rus azınlığa zulmeden neo-Naziler tarafından yönetildiğini iddia etti. Konuşmadan dakikalar sonra füzeler ve roketler başkent Kiev de dahil olmak üzere birçok Ukrayna şehrini hedef aldı ve bu hava saldırılarını karada farklı cephelerden işgaller takip etti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti. Rusya’nın Kiev’e doğru ilerleyişi mart ayında durdu ve Rus birlikleri Nisan ayına kadar kuzey cephesinden geri çekildi. Güney ve güneydoğu cephelerinde Rusya, mart ayında Herson’u, ardından mayıs ayında kuşatma sonrasında da Mariupol’e girildi. 19 Nisan’da Rusya, Donbass da yeni bir saldırı başlattı ve Rus kuvvetleri tarafından 3 Temmuz’a kadar tamamen ele geçirildi. Rus kuvvetleri, cephe hattından uzaktaki hem askerî hem de sivil hedefleri bombalamaya devam etti. Ukrayna kuvvetleri Ağustos ayında güneyde ve Eylül ayında kuzeydoğuda karşı taarruzlar başlattı. Kısa süre sonra Rusya, kısmen işgal altındaki güneydoğu Ukrayna’nın ilhakını duyurdu.
ABD mahallenin şerifi olarak hemen olaya el koyma gereğini hissetti ve Ukrayna’ya yardım edilmesini buyurdu. Almanya’ya Baltık gaz hattını kapattırdı sonra birileri beklenmedik bir şekilde(!) hattı sabote ederek kullanılmaz hale getirdi. Rusya bankaları Swift ten çıkarıldı ve bu ülkeyle uluslararası ticaretin önü kesildi. Tuhaf olan Rusya’nın bu yaptırımlara hiç aldırmaması ve ticaretine devam etmesiydi. Tek fark vardı artık işler yerel para birimleriyle yapılıyordu. Dünyadaki en büyük petrol ve gaz ihracatçılardan biri olan Rusya sattığı petrolü bir varil dahi azaltmadı ayni durum gaz içinde geçerli idi. ABD bu işe çok kızdı ve etrafına bakınıp Almanya’yı gözüne kestirdi. Merkel gibi bir devden sonra kredibilitesinden çok şey kaybeden Almanya bir noktaya kadar istenenleri yaptı sonra Fransa ile birleşip resti çekti. Rusya’dan bir yolla gaz tedarik ederek stoklarını tamamladı ve ABD ye kaya gazı almayacağını söyledi. Doğal olarak şerif ve ekibi için bu büyük kayıptı.
ABD propaganda makinesi çalışarak Rusların başarısız olduğunu Ukraynalıların yakında karşı saldırıya geçeceğini pompaladı, ama başaramadılar.
Bu arada gözden kaçan nokta Rusya’nın Bütün Avrupa’ya sefer stoklarını Ukrayna’ya verdirerek tüketildiği yeni sipariş için e bazı ülkelerde para olmadığı idi. Bu arada Rusya raf ömürleri dolan silah ve mühimmatını tüketti. Su 25 üzeri uçak kullanmadı T72 tanklarını savaşa sürdü, daha gelişmiş ateş gücü yüksek silah, mühimmat ve roketlere dokunmadı. Sonuçta gün sonunda elinde yeni ve modern teçhizat ile diri bir ordu kaldı.
Sonuç olarak tuhaf gelecek ama bu kayıkçı kavgasının kesin galibi Rusya’dır ve Ukrayna bitmiştir