31.Mart 2004 mahalli idareler seçimi sonuçları
Bu yazının konusu Nükleer Silahların Kullanımı ve bunu kısıtlayan anlaşmalar olacaktı. Ancak Türkiye çok ilginç bir ülke, dışarıdan bakıldığında mevcut iktidarın bir önceki seçimdeki hasarları kapatması ve muhalefeti ezip geçmesi bekleniyordu. En azından AKP taraftarları ve doğal olarak sayın Cumhurbaşkanı böyle düşünüyordu.
2004 seçimlerinin propaganda süresi hiç de yerel seçim sınırları içinde geçmedi. Özellikle İstanbul Ankara ve İzmir’de, söylemler ve yöntemler açısından sürecin genel seçimden hiç de farkı yoktu. Bilinen ve her seçimde tekrarlanan AKP taktiği, önce tarafları bölmeye sonra bölünenlerden oy devşirmeye çalışmak, olarak özetlenebilir. Genelde bu duruma önce ana muhalefet partisi karşı çıkar ve bölünmemeye çalışırdı, ancak bu sefer Yeniden Refah Partisi ilk bayrak açan oldu ve seçime kendisinin gireceğini baştan herkese duyurdu. İstanbul’da esas çocukların kavgası ise hiçbir seçmene yeni bir şey vermedi. Trend topik olan konu hayat pahalılığıydı geçim zorluğuydu ve özellikle emeklilere istenen zamların verilmeyişi idi. Sayın Cumhurbaşkanı istenen seyyanen zammın yapılamayacağını, paranın olmayışı ile açıklamıştı ancak gerçek biraz farklı idi. AKP kurmayları hesap yapmışlar istenen artışların yapılması halinde oy oranlarının en fazla %1 artacağını düşünmüşlerdi. Bunu hangi istatistik metodu ve hangi matematiksel modellemelerle buldukları hiç anlaşılmadı.
Neticede herkes elinden geleni yaptı ve sandık günü geldi. Fanatik AKP lilerin sıkça dile getirdikleri ya biz kazanırız yada kan gövdeyi götürür söylemi hiçbir uygulama görmedi. Sadece bir iki yerde Muhtar seçiminde taraflar kavga ettiler. Sonunda herkesin sıkıntıyla beklediği saat 1700 geldi ve seçim bitti artık ak mı kara mı belli olma zamanıydı.
Ülke Ekonomisinin gittikçe kontrol edilemez hale gelmesi, neredeyse art arda açıklanan, birbirine tamamen ters programların inatla uygulanmaya çalışılması işleri içinden çıkılamaz hale getirmişti. Özellikle sabit gelirliler ve emeklilerin çektikleri geçim sıkıntılarının geri ödenme zamanı gelmişti ve yapılan Mart 1984 mahalli idareler seçimlerinde, yirmi küsur yıllık iktidar, ödemeye başladı.
Seçimlerin siyasi sonuçlarını kestirebilmek pek mümkün değil. Her şey zamanla yerine oturacaktır. Ancak sağ siyaset yaptığı iddiasıyla ortada dolanan ve bu seçimlerde neredeyse silinen bazı partilerin durumuna bir göz atmak gerekecektir
İyi Parti:
Genel Başkan Meral Akşener in parti yönetimine ve tabana tam hâkim olamayışının getirdiği inişli çıkışlı politikalar, Türkiye genelinde aldığı oy oranının %3,4 e gerilmesine sebep oldu. Bir şehir,24 ilçe ve yedi belde de belediye başkanı çıkarabildi.
Seçim sonrası, Başkan Akşener acil olarak seçimli kurultay toplanacağını ilan etti. Ancak sorulan ısrarlı aday olacak mısınız? sorusuna her nedense hiç cevap vermedi.
Gelecek partisi
Genel seçimlerde CHP listelerinden 10 milletvekili ile temsil edilen Davutoğlu’nun partisi, % 0.05 oy alarak adeta yok oldu.
Deva partisi
CHP kontenjanından meclise 14 milletvekili sokan Ali Babacan ın partisi%0.2 oy alabildi. Bir ilçe ve üç belde de belediye başkanı çıkarabildi.
Saadet Partisi
AKP, Yeniden refah partisi ile Saadet partisi ayni tabandan beslenmelerine rağmen sadece %0.9 oy alabildi. Bir ilçe ve 3 beldede Belediye Başkanı çıkardı. Son seçimlerde CHP kontenjanından meclise dokuz milletvekili sokmuştu.
Demokrat Parti
CHP listesinden TBMM ne giren 3 milletvekili olan demokrat parti % 0.14 oy aldı,2 ilçe ve üç belde de belediye başkanı çıkarttı.
Zafer Partisi
Özdağ’ın partisi seçimlerde doğrudan MHP tabanını hedeflemişti. % 1.73 oy alarak kendi çapında iyi bir sonuç elde etti fakat MHP’den hiç oy alamadı.
Sağ partiler birliğini kurmaya hep çabalayan ve AKP yi hiç geçemeyen bu partiler büyük ihtimalle genel seçimlerde tamamen siyaset sahnesinden silinecektir