Bugün ABD de askeri eğitim veren pek çok okuldan biri ve en tuhafı incelenecektir. Bu yazıda Tümüyle halka açık ve internette bulunabilen bilgiler kullanılmış hiçbir resmi evrak rapor ve benzeri dokümanlar kullanılmamıştır.

Amerikalar okulu, ikinci dünya savaşından bir yıl sonra ve 1946 yılında, Amerikan kontrolündeki Panama kanalı bölgesinde, Latin Amerika Merkezi Kara bölümü adıyla kuruldu. Açıklanan amacı, İspanyolca konuşan Latin Amerika ülke subay astsubay ve askeri öğrencilerine, eğitimi bu lisanda vermekti. Büyük harbe iştirak etmemiş çoğun un silahlı kuvvetleri, operet ordusu olarak tanımlanıp alaya alınan bu ülke askerleri neden , hangi amaçla ve nasıl bir Müşterek Operasyon için eğitilecekti. Bu, uzun zaman anlaşılamadı. 1963 de okulun adı A.B.D, Kara Kuvvetleri Amerikalar Okulu olarak değiştirildi ve İspanyolca okulda resmi dil olarak kabul edildi.

Eylül 1984 de okul faaliyetlerini askıya aldı bunun gerçek sebebi ise 1977 tarihli Panama Kanal Anlaşmasında açıkça belirtilmesindendi.

Aralık 1984 de Amerikalar Okulu, Fort Benning, Georgia da tekrar açıldı ve ABD eğitim ve Doktrin Komutanlığına bağlıydı. Okulun Panama kanal bölgesinde açık olduğu dönemde nereye bağlı olduğu ise hiç açıklanmadı.

Okulun kurulduğu 1946’dan bugüne 60000’nin üzerinde askeri öğrenci astsubay ve subay burada eğitim gördü. Kongre araştırmalarında ve bazı münafık Amerikan gazetelerinde, Amerikalar Okulunda muhtelif dönemlerde sivil görevlilerin, özellikle bazı politikacıların eğitildiğinden bahsedildi ancak bu ne doğrulandı ne de yalanlandı.

Doğal olarak, okulda   ne tür eğitim verildiğini bilemiyoruz. Birleşik ve müşterek operasyonlara bilgilerinin Latin Amerika ülkelerindeki Kurmay subaylara ve General rütbesindeki Komutan lara verildiğini ABD kongresi için hazırlanan raporlarda açıklanmıştır, ancak 1946’dan bu yana eğitilen 60000 personelin içinde olduğu, hiçbir Müşterek operasyon planlanmamış ve yapılmamıştır. Her halde ABD Temsilciler meclisinde kimsenin aklına Milyarlarca USD harcayarak bu kadar adamı neden eğittik sorusunu sormak gelmemiştir. Yoksa gelmiş ancak sorulamamış mıdır?

ABD Senatosu için hazırlanan bir rapora göre, Amerikalar Okulu Eğitim Programlarına 1980 de terörizm, 1990 da mevcut demokrasilerin askıya alınması ve barışı koruma operasyonları eğitimleri verilmeye başladı. Sivil personele ve özelikle bazı politikacılara eğitim verilmesi ise anlaşıldığı kadarıyla 1990 larda ilgili bölümlerin açılmasıyla başladı. Önceden belirtildiği gibi politikacıların ve diğer sivil personelin eğitildiği doğrulanmamış ve yalanlanmamıştır.

ABD Temsilciler Meclisi ve Senato nun Amerikalar okuluna takma nedenlerine gelmeden önce bu okuldan mezun bazı ünlülere dokunmak gerekecektir. İncelenecek ülke olarak sadece Arjantin alınmıştır. Bu okulda eğitilen diğer Latin Amerika ülkelerinin General/Amiral düzeyindeki subaylarına, tuhaf bir şekilde hep ayni eğitim programlarının uygulanması ve eğitilenlerin ülkelerine döndüklerinde hep ayni yolu takip ederek demokrasiyi sonlandırmalarıdır.

Oramiral Emilio Massera

Arjantin deniz kuvvetlerinin 1973 1978 arası komutanlığını yapmış 1976 da askeri cuntanın lideri olarak Evita Peron hükümetini devirmiştir. Amiral Massera Panama’daki okulda eğitilmiştir.

General Rafael Vidala

 Arjantin kara kuvvetleri Komutanı 1976 Evita darbesi Cunta üyesidir. General Vidala Panama’daki okulda eğitilmiştir.

Amerikalar okulunda eğitilen ler bu kadar değildir ancak bu ikisi General Galtiyeri başkanlığında yönetime el koymuşlardır ve bu general de Amerikalar okulu Panama da eğitilmiştir.

Diğer Latin Amerika ülkeleri de bu yoldan geçmişlerdir. Bir gurup dikkatle seçilmiş asker muhtemelen birkaç sivil eğitilerek demokratik olmayan yollardan hükümeti değiştirmişlerdir. Sadece Şili’de Salvador Alliande yi deviren General Pinoche Amerikalar Okulunda eğitilmemiştir. Ancak Alliande ’nin seçiminden önce ABD’nin bakır kartelleriyle Akçalı işleri nedeniyle ve sert mizaçlı, disiplinli biri olduğundan Alliande ’yi devirmek için seçilmiş ve doğal olarak akçeli işleri darbeden sonrada devam etmiştir

Kursa katılacakların seçiminde, bazı olağan dışı ve rutin olmayan prosedürlerin kullanıldığı 1946 2024 döneminde, eğitilen 60000 kişinin ülkelerine geri döndüklerinde yoğun insan hakları ihlallerine bulaşmaları, mutlaka bir askeri darbeye karıştıkları ve tekrar demokrasiye geçiş sürecinde sıradan insanların büyük acılar çektiği bütün A sınıfı medya organlarında yazılıp çizilmeye başladığında, ABD Temsilciler Meclisinde de aykırı sesler ve okul karşıtı söylemler artmaya başladı. Ancak meclisinin ilk müdahalesi 1993 de oldu. Newsweek artık Amerikalar Okulundan, Diktatörler okulu olarak söz ederek, 1993 ve 1994 yılları arasında Komutan seviyesinde 1100 general/amiral ve Kurmay albayın ülkelerinde ne yaptıklarının takibini istemeye başlamıştır. Time- Warner gibi güçlü bir yayın organına devamlı yeniden seçilme baskısı yaşayan, Temsilci ve Senatör adaylarının duyarsız kalması beklenemez. Amerikalar Okulu nun faaliyetleri 1993’ten bugüne kadar özellikle parayı Kontrol eden Temsilciler meclisi tarafından sıkı gözetim altında tutulmaya başlandı ve her sene Talep ettiği bütçenin yarısı kesildi. Buna rağmen bugün dahi yıllık 2,5 milyar USD bu okul için bütçelenmekte ve kullanılmaktadır.

Sonuç olarak 1946 da ABD vazgeçilemez çıkarların korumakla görevlendirilecek kişilerin eğitilmesi için kurulan Okul yavaş yavaş faaliyetleri kısıtlanarak eski güzel günlerini kaybetti veya çıkan aleyhte yorumlar dikkate alınarak vazgeçiliyor görüntüsü verildi. Satılan “Aslında artık fazla ihtiyaç da yok düzenini değiştirmek yerine hava kuvvetlerini ve deniz piyadelerini yollayarak doğrudan müdahalenin daha az masraflı” idi ve bu ise ABD için yeterliydi…

Son olarak herkesin aklına mutlaka gelen bir soru,

“Panama’daki merkezde veya Fort Benning de eğitilen Türk siyasetçiler veya askeri personel varmıdır” sorusudur.

Doğal olarak bunu benim gibi sıradan insanlar bilemez ve yasalar gereği bilse de konuşamaz. Devlet sırrı kapsamında olması muhtemel bu bilgileri açıklamanın barışta ve savaştaki cezası da bellidir.

Peki bir tahmin yapılabilir mi sorusunun cevabı da hayırdır. Böyle hassas konular sadece ilgililer tarafından bilinir geri kalan bizler sadece boş boş konuşur yorum yapmaya cabalarız ki bunlarda genelde doğru değildir. En iyisi bu konuya ima yoluyla dahi hiç girmemektir.