NOTLAR 1 Suriye
Suriye’deki pek çok olaya, patırtı ve gürültüye rağmen, her ne hikmetse bu ülkeyi yakın incelemeye almamıştım. Ancak sebebi nedendir bilinmez Sayın Cumhurbaşkanı ortaya Esad la tekrar görüşmeye başlamak için bir davet yollandığının açıklamasıyla bir anda olayın boyutu değişti ve Suriye ön sıraya yerleşiverdi.
Türkiye Suriye ilişkileri, hemen her zaman problemli olmuştur. Problemler kimi zaman çözülmüş kimi zaman akışa bırakılmış ancak hep bir şeyler yapma çabası görülmüştür.
Zaman içerisinde, yıllarca ülkeyi çelik yumrukla yöneten Hafız Esad bir gün ansızın ölüvermiştir. Hafız Esad ın kardeşleri ve kardeş çocukları çoktur ancak başkanlık İngiltere’de diş hekimliği tahsil eden ve bir İngiliz’le evli olan, en önemlisi İngiliz vatandaşı Beşer Esad ın üzerine kalmıştır. Beşer Esad Londra metrosunu ezbere bilmekte İngiliz bakanların adını hemen hatırlayabilmektedir. Ancak devlet Yönetimi, özellikle Ortadoğu’da bir devletin yönetimi hakkında en ufak bilgisi yoktur.
Mecburen durumu çabuk kavramak zorunda kalmış, kamu yönetimi ile ilgili her şeyi onun için görevlendirilen hocalarından öğrenmiştir.
Yönetimi devir aldıktan sonra artan sorunlarla baş etmesi zorlaşmaya başlamış ve çıkan isyanları bastırmak için orantısız güç kullanmaya başlamıştır. Sonuç olarak, düşmanların, dostlardan ayrılması becerilemediğinden kan dökülmeye ve sivil halk ölmeye başlamıştır. Bu nokta iç savaşın başlangıcıdır.
Sayın Cumhurbaşkanının, Başkan Esad ile ani olarak uyanan görüşme isteğinin gerçek sebebi, tam olarak bilinmemektedir. Bazı siyasi yorumculara göre Amerikalılar bazılarına göre Putin baskı yapmıştır. Rusya’nın bölgede üs kazanımlarından başka, vazgeçilemez çıkarları vardır bu nedenle Putin baskısı anlaşılabilir. Bu baskıyı Amerikalılar yapmıştır diyerek, bulduğu her mikrofona ve her kameraya uzun uzun anlatanlara söyleyecek hiçbir şeyim yoktur. Gerçekten bu işten hiç anlamamaktadırlar ve bir ihtimal bu saçma savunmayı tamamen duygusal nedenlerle (!) yapmaktadırlar.
Hükümet sözcüsü birkaç gün önce Başkan Esad la görüşme talebinin sözlü olarak iletildiğini söyledi. Henüz cevap alınmadı ancak muhtemelen Şam, Türk Büyükelçisi Bakanlığa çağrılacak, Kuzey Suriye’deki Türk birlikleri tamamen çekilene kadar görüşme talebine cevap verilmeyeceği söylenecektir.
Diplomasi pratikleri açısından yapılan yanlışları tekrar incelersek;
Komşu da olsa, pek çok açıdan iyi ilişkiler içerisinde olsa bile iki ülke Ortak bakanlar Kurulu toplantısı yapmaz. Suriye’nin durumunu bilemem ancak mevcut Anayasaya göre bakanlar kurulu Yürütmenin bir aparatıdır.
Seviyesi ne olursa olsun iki ülkenin her kademedeki Bürokratları, Bakanları ve devlet başkanları bir saat önceden telefon edip birader bugün sana uğrayacağım birlikte bir kahve içelim demez. Yapılacak toplantının yeri ve konu başlıkları üzerinde mutabakata varılır ondan sonra tarafların görüşmeleri başlar,
Ülke devlet başkanları veya başka bir yönetim kademesi, birlikte tatile çıkmaz. Örneğin Başkan Esad Türki’de tatil yapmak istiyorsa, Bu Başkanın önceden belirlenmiş bir programa göre özel bir ziyaret yapma talebi iletilir. Başkan Esad ın özel ziyaret programı dışişleri tarafından Not Edilir ve seyahat sırasında belirtilen yerlerin dışına çıkmaması sağlanır gerekirse Dışişleri bakanı tarafından nazikçe uyarılır
Devlet başkanı düzeyinde kurulmuş ikili ilişkiler bazen gerilebilir. Burada yapılacak iş gerilimin başladığı anda birbirlerini arayan her iki ülke dışişleri bakanlığının ilgili daire başkanları işin nasıl çözüleceğine ilişkin görüşmelere başlarlar ve genelde bundan kimsenin haberi olmaz
Güvenliği gerekçe göstererek bir ülkenin topraklarına giremez orada üsler ve tesisler oluşturamazsınız Türkiye Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de bu işi yapmıştır ve yüzde yüz haklıdır. Bölgedeki PKK/PYD hareketliliği doğrudan bu ülkeni bekası ile ilgilidir. Beşer Esad açıkça m4 kara yolunun kuzeyini koruyamadıklarını ve düzenli birliklerini bölgeden çektiğini söylemiştir. Ve PKK/PYD ABD’nin yüzlerce TIR lık lojistik desteğini bu kanaldan almaktadır. Sonra da o silahlar ilk fırsatta bize dönmektedir. Şartlar bu kadar açıkken durumun sürdürülmesi diplomasi pratikleri uygulanacak diye göz ardı edilemez. Biri o bölgede tüm kontrolü ele almalı veya o bölge olduğu gibi kaosa terk edilmelidir. Türkiye bu yaklaşımı kabul edemez. Bunlara ilaveten bölgede düzeni sağlayacak ordu veya kolluk gücü olmaması m4 karayolunun kuzeyinin Irak’a kadar olan bölümü “No Man’s Land olarak düşünülmeye başlanmalıdır. Bu durumda Başkan Esad topraklarımdan çık diyemez zaten o toprakları terk etmiştir.
İşin acı tarafı bir zamanlar neredeyse karşılıklı ev ziyareti yaptığımız Beşer Esad son zamanlarda bölgeyi pkk ya terk ederek bir Kürt devleti kurulmasına ılık bakar olmuştur en azından bende uyandırdığı izlenim budur.
Peki Başkan Esad ve Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesi yapılabilir mi? Her şeye rağmen bu sorunun cevabı evettir bu görüşme yapılır ancak ne siyasine askeri hiçbir sonuç elde edilmez sadece bir kısım medya günlerce bu görüşmenin başarısını köpürte köpürte anlatır ve ne kadar başarılı olduğumuz algısını oluşturur hepsi bu…