• About

hulkiergun

~ Politika

hulkiergun

Monthly Archives: Ağustos 2025

Vahhabiler

29 Cuma Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

Silahlı Militan guruplar

Silahlı İslam militan guruplar, Bu yüzyılın belki de en büyük baş ağrılarından biridir. Anlayamadığı, içine sindiremediği veya psikolojik sebeplerden yapamadığı bazı şeyleri, bunlar günah veya en hafifiyle dinen uygun değil diyen,1923’den bu yana İslam’ın uygulanamadığı dolayısı ile sistemin değiştirilmesi gerektiğini boyun damarları şişerek anlatmaya çalışan pek çok kişi vardır. Aslında yasak diye çırpındıkları şeyler günlük hayatın rutin uygulamalarıdır. Ancak birileri İslami kodları kullanarak bir ulus inşa etmeye çalışmaktadır.

Bu yazının amacı islam dini hakkında yorumlar yapmak değildir.Ayrıca bu haddimiz de değildir.Artık her köşede yeni birisi bulunan Tarikatlar da değildir Tarikat konusu çok uzun derinlemesine inceleme ister.Sebebi kimsenin tarikatları dini oluşumlarmı oluğu yoksa para kazanmak için aparatlar mı olduğudur.

Bu yazının amacı Muhammed bin Abdülvahhap dan ayrıntılarıyla bahsetmektir.

Muhammed bin Abdülvehhâb (1703–1792), günümüzde Suudi Arabistan’ın temel dini akımlarından biri olan Vehhabilik’in kurucusudur. Asıl amacı, İslam’ı, özellikle de Hanefi ve Şii etkilerinden uzaklaştırarak “saf ve arı” bir şekilde uygulanmasını teşvik etmekti. Kendisi özellikle İslam’ın ibadet ve inanç konularında “tevhid”e (Allah’ın birliği) sıkı bir vurgu yapmıştır.

Doğum yeri: Necran bölgesine yakın bir yer olan Uyayna, bugünkü Suudi Arabistan sınırları içinde.

Aile ve çevre: Dini bir aileden gelmiştir. Babası bir din adamıdır ve küçük yaşta ona temel İslami eğitim vermiştir.

Önemli hocalar ve etkiler:

Hanbeli mezhebi eğitimini yerel ulema hocalarından aldı. Hanbeli mezhebi, katı bir şeriat anlayışına sahiptir ve özellikle ibadet ve ahlak konusunda sert bir yaklaşımı vardır.

Medine ve Basra’ya seyahat: Daha ileri düzey dini eğitim için Medine’ye gitmiş, burada Kâtip Çelebi gibi alimlerin eserleri ve hadis külliyatı üzerine çalışmıştır.

Selefi etkiler: İbn Teymiyye’nin ve İbn el-Kayyim’in fikirlerinden etkilendi. Onların “bidat karşıtlığı” ve tevhide sıkı bağlılık anlayışı, Vehhabi düşüncenin temelini oluşturdu.

Vahhabilik’in Özellikleri ve Toplumsal Yansımaları


Yasaklar

Türbe ve yatır ziyareti → şirk olarak görülür.

Müzik, dans ve resim/heykel gibi sanat türleri → yasaklanır veya sınırlanır.

Kadınların sosyal yaşamdaki rolü → büyük ölçüde kısıtlanır.

Modernleşme unsurları → şüpheyle karşılanır.

Toplumsal Yaşam

Şeriatın sıkı uygulanması esastır.

Ahlak polisliği (Mutavva) toplumu denetler.

Kadın-erkek ayrılığı katı biçimde uygulanır.

Siyasi boyut: Suud hanedanıyla ittifak sonucu, Suudi Arabistan’ın resmi ideolojisi haline gelmiştir.

Genel Değerlendirme

Vahhabilik, İslam dünyasında farklı şekillerde yorumlanmıştır:Destekçilerine göre: İslam’ı saflaştırma hareketidir.

Eleştirmenlere göre: Katı, daraltıcı ve tek tipçi bir anlayıştır.Günümüzde Selefi akımların temelini oluşturmuştur.

Türkiye ve İsrail Ağır Sanayi Karşılaştırması

26 Salı Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

Türkiye ve İsrail Ağır Sanayi Karşılaştırması – SONUÇ RAPORU

Bu sonuç Raporu ,Trump politikalarını anlatmak amacıyla hazırlanan serinin son yazısıdır.Uzuncasüredir İsraili ve Türkiyeyi savaştırmak için plazalarda harcanan cabalara artık yenisinin eklenmemesi amacı gütmektedir

Hazırlayan:Hulki Ergun Yapay zeka veri desteği ile
Tarih: 25 Ağustos 2025


1. Giriş

Türkiye ve İsrail, coğrafi ve stratejik açıdan farklı konumlara sahip olmalarına rağmen, ağır sanayi alanında kendi ölçeklerinde dikkat çekici üretim kapasitesine ulaşmıştır. Türkiye tarihsel olarak ölçek ve kapasiteye, İsrail ise inovasyon ve savunma odaklı sanayileşmeye yönelmiştir. Bu rapor, iki ülkenin ağır sanayi yapısını karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir.


2. Çelik ve Demir-Çelik Sanayi

  • Türkiye: Yıllık üretim ~35 milyon ton. Kullanım alanı: %60 inşaat, %25 otomotiv ve makine, %15 savunma ve özel alaşımlar. Başlıca üreticiler: Erdemir, İsdemir, Tosyalı.
  • İsrail: Yıllık üretim ~1,5 milyon ton. Kullanım ağırlığı savunma sanayi ve yüksek teknolojiye yöneliktir. Özel Cr-Mo çelikler ve titanyum katkılı alaşımlar öne çıkar. Başlıca üreticiler: ISCAR ve küçük ölçekli tesisler.

Tablo – Çelik Üretimi ve Kullanım

ÜlkeYıllık ÜretimİnşaatOtomotiv/MakineSavunma
Türkiye~35 milyon t%60%25%15
İsrail~1,5 milyon t%30%20%50

3. Savunma Sanayi

  • Türkiye: Altay tankı, Bayraktar TB2, MİLGEM gemisi, Atak helikopteri. Savunma sanayi ihracatı 2024’te ~5,5 milyar $. AR-GE payı GSYH’nin %2–3’ü.
  • İsrail: Merkava tankı, Iron Dome hava savunma sistemi, Spike füzeleri, Heron UAV. Savunma sanayi ihracatı 2024’te ~13 milyar $. AR-GE payı GSYH’nin %4–5’i.

Tablo – Savunma Sanayi Karşılaştırması

ÜlkeÖne Çıkan ÜrünlerKullanılan Çelik TürleriAR-GE PayıYıllık İhracat (2024)
TürkiyeTank, İHA, deniz araçlarıCr-Mo, özel alaşımlar%2–3 GSYH~5,5 milyar $
İsrailTank, hava savunma, füzelerCr-Mo, titanyum katkılı%4–5 GSYH~13 milyar $

4. Petrokimya ve Rafineriler

  • Türkiye: 6 rafineri, toplam kapasite ~30 milyon ton/yıl. Tüpraş (İzmit, İzmir, Kırıkkale, Batman) ve STAR Rafinerisi önde.
  • İsrail: 2 rafineri, toplam kapasite ~15 milyon ton/yıl. Haifa ve Ashdod rafinerileri, kimyasal ürünlerde katma değer yüksek.

Tablo – Rafineri Kapasitesi

ÜlkeRafineri SayısıKapasite (milyon ton/yıl)
Türkiye6~30
İsrail2~15

5. Teknolojik Kapasite ve İnovasyon

  • Türkiye: AR-GE yatırımı GSYH’nin %1,5–2,5’i. ASELSAN, TUSAŞ, Roketsan gibi kurumlar öne çıkıyor. Teknoloji ağırlığı savunma ve otomotiv sektörlerinde.
  • İsrail: AR-GE yatırımı GSYH’nin %4–5’i. Rafael, IAI, Elbit Systems küresel lider. “Start-up Nation” olarak bilinen İsrail, inovasyonda dünya öncüsü.

6. Karşılaştırmalı Analiz

Tablo – Genel Karşılaştırma

KriterTürkiyeİsrailYorum
Çelik üretimi35 milyon ton1,5 milyon tonTürkiye ölçek avantajlı
Savunma sanayi yoğunluğuOrtaYüksekİsrail odaklı
Petrokimya kapasitesi30 milyon ton15 milyon tonTürkiye daha geniş
AR-GE yatırımı%2–3 GSYH%4–5 GSYHİsrail önde
Teknolojik altyapıOrta-ileriİleriİsrail global lider

7. Sonuç ve Değerlendirme

  • Türkiye: Büyük ölçekli üretim, güçlü işgücü ve geniş petrokimya kapasitesiyle bölgesel sanayi merkezi. Ancak yüksek teknoloji ve inovasyon yatırımlarını artırması gerekiyor.
  • İsrail: Yüksek AR-GE yatırımı, yenilikçi savunma sanayi ve teknoloji odaklı üretimle global ölçekte güçlü. Ancak kapasite sınırlı ve dış pazarlara bağımlı.
  • Stratejik Çıkarımlar:
    1. Türkiye’nin ölçek ve kapasite avantajı, İsrail’in inovasyon gücüyle tezat oluşturuyor.
    2. İki ülkenin güçlü yönleri birleştiğinde teorik olarak bölgesel sinerji yaratabilir, ancak siyasal koşullar bunu engelliyor.
    3. 2030’a kadar Türkiye’nin teknolojik yatırımlara, İsrail’in ise üretim kapasitesini çeşitlendirmeye odaklanması bekleniyor.

Küçük ev

26 Salı Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

Etiketler

dailyprompt, dailyprompt-2042

Çocukken hangi dizileri izlerdiniz?

Türkiye ve İsrail Ağır sanayi karşılaştırması

25 Pazartesi Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

SUNUŞ

Bu bölümlerin hazırlanışıda özellikle veri tabanlarının incelenmesinde doğal olarak yapay zeka desteği aldım.Karşılıklı pek çok şey tartıştığımız bu arkadaşın okuyacağınız ağır sanayi bölümünü yalnız yazması bana uygun geldi.

Hulki Ergun

Türkiye ve İsrail Ağır Sanayi Karşılaştırması

Hazırlayan: ChatGPT  yapay zeka

Tarih: 25 Ağustos 2025

Tanıtım:

Bu rapor, Türkiye ve İsrail’in ağır sanayi yapılarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çelik üretiminden savunma sanayine, petrokimya tesislerinden teknolojik kapasiteye kadar kritik alanlardaki veriler analiz edilmiştir. Rapor, iki ülkenin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyarak stratejik çıkarımlar sunmaktadır.

1. Giriş

Türkiye ve İsrail, coğrafi ve stratejik olarak farklı konumlarda olmalarına rağmen, ağır sanayi alanında kendi ölçeklerinde önemli üretim kapasitesine sahiptir.

2. Genel Sanayi Yapısı

– Türkiye: Sanayinin GSYH içindeki payı %23, başlıca sektörler çelik, otomotiv, makine, petrokimya, enerji, istihdam yaklaşık 6 milyon kişi.

– İsrail: Sanayinin GSYH içindeki payı %12, başlıca sektörler savunma sanayi, yüksek teknoloji, kimya, metal işleme, istihdam yaklaşık 700 bin kişi.

3. Çelik ve Demir-Çelik Sanayi

– Türkiye: Toplam üretim ~35 milyon ton, inşaat sektörü kullanım %60, savunma sanayinde Cr-Mo çelik kullanımı, önde gelen üreticiler Erdemir, İsdemir, Tosyalı.

– İsrail: Toplam üretim ~1,5 milyon ton, savunma sanayinde yoğun kullanım, özel çelik kullanımı Cr-Mo ve titanyum katkılı, önde gelen üreticiler ISCAR ve lokal çelik tesisleri.

4. Savunma Sanayi

| Ülke | Öne Çıkan Ürünler | Kullanılan Çelik Türleri | AR-GE Payı |

|——|—————–|————————-|————|

| Türkiye | Tank, tüfek, zırhlı araç | Cr-Mo, özel alaşımlar | %2-3 GSYH |

| İsrail | Namlu, zırhlı araç, roket sistemleri | Cr-Mo, titanyum katkılı | %4-5 GSYH |

5. Petrokimya ve Rafineriler

– Türkiye: Rafineri sayısı 6, kapasite ~30 milyon ton/yıl, tesisler İzmit, Kırıkkale, Aliağa merkezli.

– İsrail: Rafineri sayısı 2, kapasite ~15 milyon ton/yıl, petrokimya ürünleri yüksek katma değerli malzemeler.

6. Teknolojik Kapasite ve İnovasyon

– Türkiye: AR-GE yatırımı %1,5-2,5 GSYH, savunma sanayinde yerli üretim artıyor.

– İsrail: AR-GE yatırımı %4-5 GSYH, özellikle savunma ve kimya alanında global öncü.

7. Karşılaştırmalı Analiz

| Kriter | Türkiye | İsrail | Yorum |

|——–|——–|——–|——-|

| Çelik üretimi | 35 milyon ton | 1,5 milyon ton | Türkiye ölçek olarak büyük |

| Savunma sanayi yoğunluğu | Orta | Yüksek | İsrail stratejik odaklı |

| Petrokimya kapasitesi | 30 milyon ton/yıl | 15 milyon ton/yıl | Türkiye üretim çeşitliliği geniş |

| AR-GE yatırımı | %2-3 GSYH | %4-5 GSYH | İsrail yenilikçi yaklaşım önde |

| Teknolojik altyapı | Orta-ileri | İleri | İsrail global ölçekte güçlü |

8. Sonuç ve Değerlendirme

– Türkiye: Ölçek ve kapasite güçlü, özellikle inşaat ve enerji sektörlerinde avantajlı.

– İsrail: Stratejik ve yüksek teknoloji odaklı, AR-GE ile yenilikte önde.

– Her iki ülke uluslararası pazarlarda farklı avantajlara sahiptir.

İsrail Neden Önemli

24 Pazar Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

İsrail Neden Önemli?

Bazı ülkeler vardır, Coğrafi konumları nedeniyle stratejik derinliğe sahiptirler ve çok önemlidirler. Onları kimse yerinden oynatamayacağına göre son sözde mutlaka söyleyecek bir şeyleri vardır. İsrail, Ortadoğu’nun siyaseten çok karışık yerlerinden birinde420 km boyunds,135 km eninde dar şerit gibi yerleşmiş, küçük bir ülkedir. Bir ucundan ötekine uzaklığı 420 km olan bir ülke nin stratejik derinliği olmaz bu nedenle sadece coğrafi konum olarak önemli bir ülke sayılabir stratejik nedenlerle bu ölçüde önemli değildir. İsrail in Stratejik konumu ne iyidir ne de kötü ancak Doğu Akdeniz’in petrol ve doğal gaz açısından zengin bir bölgesinde kıyısı ve limanları vardır. İlk bakışta sıradan gözüken istatistikler farklı bir şey söylemezken, bu ülkenin uluslararası güç sisteminde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğu görülmektedir.

Güncel Makroekonomik Görünüm (2023–2024)

– 2022’de büyüme %6 civarında iken, 2023’te savaş ve belirsizliklerin etkisiyle %2 seviyesine gerilemiştir.
– 2024 için farklı tahminler bulunmakta: %0,9–1 arasında veya OECD projeksiyonlarına göre %3 civarında.
– 2023’ün son çeyreğinde ekonomi %20 daralmış, tüketim %27, yatırımlar %70 gerilemiştir.

Enflasyon, İşsizlik ve Borçlanma

– Enflasyon: 2023’te %3,8; 2024’te %3,1 civarında.
– İşsizlik: Savaş koşullarına rağmen %3 seviyesinin altındadır.
– Kamu borcu: 2022’de GSYİH’nın %61’i, 2024 sonunda %66–69 seviyesine yükselmiştir.
– Bütçe açığı savaş nedeniyle genişlemiştir.

Teknoloji, AR-GE ve Yapay Zekâ

– AR-GE harcamaları GSYİH’nin %5’i civarında olup dünyanın en yüksek oranlarından biridir.
– Yüksek teknoloji sektörü ekonominin %12’sini oluşturmaktadır.
– Yapay zekâ yatırımları 1,5 milyar USD seviyesindedir.
– Ekim 2023 saldırılarından sonra İsrail Borsası dolar bazında %80 artış göstermiştir.

Özet Tablo

Büyüme ve GSYİH2023: %2, 2024: %0,9–1, OECD projeksiyonu %3 civarı
Çeyreksel Daralma2023 Q4: %20 küçülme, tüketim %27, yatırım %70 düşüş
Enflasyon2023: %3,8; 2024: %3,1
İşsizlik~%3 (çok düşük)
Kamu Borcu & Açık2022: %61; 2024: %66–69; açık genişledi
AR-GE & TeknolojiAR-GE: %5 GSYİH, Yüksek teknoloji: %12, AI yatırım: 1,5 milyar USD
Borsa PerformansıEkim 2023 sonrası dolar bazında %80 artış

Anlaşılamayanlar dizisi sadece İsrail in aldığı uluslararası politik destek değildir. Örnek olarak devletlerin orta ve uzun vadeli borçlanma sınırlarını belirleyen kredi derece kuruluşlarını notların dada tuhaflıklar vardır. Türkiye’ye devamlı satılan Cari açığını çok fazla, onu düşürün en azından not görümünüz düzelir gibi anlamsızlıklar yumağıdır 100 milyar dolar dışborç,10 milyar dolar cari Açık ve üstü kazındıkça çıkacak daha pek çok olumsuzluk varken+ İsrail’in notu A+  dır.

Bu 2014’teki verilere göre hazırlanmış bir yorumdur 2024 için son çeyrek rakamları belli olmamakla birlikte bu sene10-15 milyar dolar cari fazla verilecektir. Ve üç rating kuruluşundan ikisinin notu savaşa rağmen değişmemiştir. Moody s ise Baa1 e indirmiştir. 2014 de cari açığa rağmen verilen önceki a sınıf notların dört basamak altındadır. Sanırım bu üç değerlendirme kuruluşu bazı alanlarda ortak çalışabilmektedirler ve bu seneki operasyonun amacı, savaş suçu işlemiş ve bunu sürdüren; İsrail’e kimse dokunamaz algısını kuvvetlendirmektir. Bu ise çekmektedirler. Bu çok ABD’nin bölge çıkarlarını maksimize etmek planının bir parçasıdır ve Başkan Trump bu konuda tamamı aşırı dincilerden oluşan bir gurubu ki Başbakan Netanyahu ile savunma bakanı gurubun başını çekmektedirler .Bu destek sayesinde israel ABD de n her istediğini almaktadır. Bize engelleyici olarak gösterilen kongre ise İsrail gündeme gelince aranan veya istenen hemen yapılmaktadır

ALIŞAMAMA DÖNEMİ

22 Cuma Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

Amrikada Başkanın nasıl seçildiği aslında oldukça karmaşık iştir.ancak önünde sonunda bir başkan seçilir ve bir süre ördekleme gezdikten sonra ocak ayı içerisinde  yemin eder ve 47 nci Başkan olarak göreve başlar

Başkan trump un ikinci seçilişinde de böyle olmuştur ancak sonrası biraz karışıktır.Dünyanın her tarafında bekleyen sorunlar birer dağ haline gelmiştir.Bazı Ülkelerde ,suç oluşturmayan herşey inceleme altına alınmışve bu amaçla göz altına alınan bütün şüpheliler güneşin doğduğunu bir da görememişlerdir.  

Yeni başkan Trump mevcut problemlerin tamamını erteleyerek,bir Başkanlık Kararnamesiyle meksika körfezininin adını Amerika Körfezi olarak değiştrdi.Meksikada kıymet koptu ancak sonuç değişmedi

Sıra Meksikanın uyuşturucu kartelleriyle mücadelesindeki başrısızlığa gelmişti.Meksika devlet başkanı Sheinbaum   a iki kere asker yollamayı teklif ettiğini ancak ikisininide red edildiğini söyleyen Başkan Trump alıngan olunmaması gerektiği söyleyerek konuyu kapattıı.

Yeni başkanın gafları bununla da bitmemişti stratejik önemini bahane ederek grölland ı danimarkadan satın almak istedi kanadaya eyaleti olmasını teklif etti hatta kanada başbakanına seni genel vali yaparız bile dedi.O kanada ayni anda ab üyelik müzakerelerini sürdürüyordu.

Başkan aklına geleni söyleyip orada burada neredeyse gördüğü her şeyi isterken temelde ayni stratejiyi kullanıyordu.Bak kardeşim biz Amerikayız ve amerikayı daha büyük yapmala görevlendirildik sana biraz gücümüzü anlatmak isterim bırak dünyanın hertarafına yayılmış hava ve deniz üslerimizden burada konuşlanmış binlerce gemi ve uçağımızdan bahsetmeyi,Bizim kara ve deniz piyade birliklerimiz den sana biraz bahsedyim,bizim sadece ABD de yerleşik 6 piyade tümeni 2 hava indirme tümeni ve 1 zırhlı tümenimiz var

Yurt dışında ise 2 piyade tümexni ve 1 zırhlı tümen yerleşik

Son model silahlarka donanmış ve eğitilmiş böyle bir gücün ateş gücünü tahmin et onun için söylediklerimizde anlaşalım

Anlayacağınız tipik bir at pazarı pazarlığı .Ancak diplomasi farklı bir şeydi ve daha ne kadar bu üslupla sürdürebilirdiniz.

Sayın başkanın bu anlama noktasına henüz ulaşabildiğinden fazla emin değilim…                                                                  

SESSİZLİK SONRASI

18 Pazartesi Ağu 2025

Posted by hulkiergun in Uncategorized

≈ Yorum bırakın

Trump–Putin Görüşmesi

Son dönemde uluslararası ilişkiler alanında dikkate değer ve alışılmadık gelişmeler yaşanmaktadır. Bu çerçevede son Trump–Putin görüşmesi, diplomatik teamüller açısından ilginç örnekler sunmaktadır. Öncelikle görüşmenin gündemi, aceleyle ve diplomatik özen gözetilmeksizin hazırlanmış izlenimi vermektedir. Bu durum, taraflara gündem dışına çıkma ve mutabakat zemininden uzaklaşma fırsatı tanımış; sonuç alıcı bir görüşme ihtimalini baştan sınırlamıştır. Geleneksel diplomasiye bağlı bir gözlemci, bu tür hazırlık zafiyetinden kalıcı sonuç çıkmayacağını kolaylıkla öngörebilirdi. ABD ve Rusya gibi küresel aktörler, böylesi görüşmelere yalnızca çıkarları gereği katılır; aksi halde toplantılar, farklı coğrafyalardaki krizlerin çözümünde veya baskı unsuru olarak kullanılacak birer araç hâline gelir.

Bir diğer dikkat çekici nokta, ev sahibi konumunun fiilen belirsizleşmiş olmasıdır. Görüşmenin ev sahibi ülkesinde düzenlenmesine rağmen Trump’ın önceden gelerek beklemesi, Putin’in ise protokol gereği karşılanmaması teamüllere aykırıdır. Normal şartlarda ev sahibi lider, birkaç dakika önce karşılama alanına gelir ve konuk lideri karşılayarak sürece yön verir. Bu aksaklık, görüşmenin planlama ve yürütme aşamalarında ciddi belirsizlikler olduğuna işaret etmektedir. Örneğin, sonuç bildirgesinin hazırlanma usulleri, görüşme süresinin yönetimi ve metinlerin hangi takvimde liderlere sunulacağı gibi kritik noktalar belirsiz kalmıştır.

En dikkat çekici olaylardan biri ise, Putin’in karşılama alanına kısa yürüyüşü sırasında yaşanmıştır. Bölge üzerinde alçak irtifa uçuşu yapan bir B1 ağır bombardıman uçağı ve ona eşlik eden beş adet F-35 savaş uçağı, diplomatik açıdan son derece riskli bir görüntü oluşturmuştur. Bu durum, Rusya tarafından doğrudan bir tehdit olarak algılanabilirdi. Böyle bir senaryoda Putin’in görüşmeyi iptal edip ülkesine dönmesi olasılığı küçümsenemezdi. Bu tür provokatif nitelikli gelişmeler, diplomatik ilişkilerde güven krizine yol açar ve düzeltilmesi uzun zaman alabilir. Ne var ki, bu olayın ciddi bir risk faktörü olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, Trump–Putin görüşmesi diplomatik teamüllerden önemli sapmalar göstermiştir. Hazırlık sürecindeki zafiyet, protokol ihlalleri ve askeri jestler, görüşmeyi yapıcı bir müzakere olmaktan ziyade sembolik bir gösteriye dönüştürmüştür. Bu tablo, iki ülkenin kısa vadede somut sonuçlar elde etmekten ziyade, kendi kamuoylarına mesaj verme hedefini öncelediğini göstermektedir.

Abone Ol

  • Entries (RSS)
  • Comments (RSS)

Arşivler

  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Temmuz 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Nisan 2022
  • Mart 2022
  • Şubat 2022
  • Ocak 2022
  • Aralık 2021
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021

Kategoriler

  • Öykü
  • Uncategorized

Meta

  • Hesap oluştur
  • Giriş

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

  • Abone Ol Abone olunmuş
    • hulkiergun
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • hulkiergun
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Bu içeriği rapor et
    • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle