Aslında bu yazının amacı Kazakistan’da neden çıktığı ve nasıl bittiği anlaşılamayan olayların bir değerlendirmesini yapmaktı ancak Birdenbire kamuoyu önüne çıkan Kollektif Güvenlik anlaşması Örgütü (KGAÖ), olaya müdahale edip kalkışmayı bastırıverdi

Bir dönemin süper gücü, Resmi adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, adına Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) denen bir başka oluşuma dönüşerek, dağıldı.Bunun nedenleri ve perde arkasında kimlerin olduğu ise ayrı bir inceleme konusu.

Bağımsız Devletler Topluluğu, 8 Aralık 1991 günü Rusya, Ukrayna ve Belarus arasında imzalanan Minsk Anlaşması ile kuruluşunu ilan etmiştir. 21 Aralık 1991 tarihinde Letonya, Litvanya, Estonya ve Gürcistan dışında Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanan tüm ülkeler anlaşmaya imza koydu.  

Gürcistan, 1993 yılında anlaşmayı imzalayarak topluluğa katılmışsa da Rusya ile yaşadığı savaşın ardından 15 Ağustos 2008 tarihinde topluluktan ayrıldı. 2005 yılında Türkmenistan, 2014 yılında da Kırım’ın ilhakı sebebiyle Ukrayna topluluktan ayrıldı. BDT’nin halihazırda 9 üyesi bulunmaktadır. 

Varşova paktının 1991 dağılmasından sonra  başta Rusya olmak üzere Tüm BDT ülkelerinde ciddi bir kollektif güvenlik sorunu doğdu, ve Belarus u da içeren Kollektif Güvenlik Anlaşması Mayıs 1992 de Taşkent’te imzalandı, anlaşma orta Asya merkezli bir görüntüye sahipse de Belarus nedeniyle doğu Avrupa’yı da kapsıyordu.

Kollektif güvenlik anlaşmasını imzalayan Rusya Federasyonu, Ermenistan, Tacikistan, Özbekistan ve Kazakistan’dan sonra 1993 de Belarus, Gürcistan ve Azerbaycan da anlaşmayı imzalamışlardır. Ancak Rusya’nın bu anlaşmayı manivela olarak kullanıp ülkeler üzerinde baskıyı arttırması ve dolaylı olarak genişleme eğilimleri göstermesi üzerine, 1997 de Azerbaycan, Gürcistan Ukrayna ve anlaşmayı imzalamayan Moldova, Rusya Federasyonu’nun Bölgesel etkinliğini azaltmak için başka bir bildiri imzalamışlar ve bunun sonucu olarak Azerbaycan ve Gürcistan Kollektif Güvenlik Anlaşmasından çekilmiştir.

Anlaşmaya Taraf olan ülkelerin en ilginci Özbekistan’dır. 2006 da ABD ile ilişkiler bozulunca tekrar anlaşmaya taraf olmuş 2012 de tekrar ayrılmıştır. Aslında Özbekistan’ın bu kadar sık karar değiştirme sebebi tamamen duygusaldır. ABD kendine özgü sebeplerle 1992 2001 arasında bu Ülkeye her yıl 160 milyon dolar vermiş anca bu para az geldiğinden, Ülke Kollektif güvenlik anlaşmasına geri dönmüş miktar 2002 de 263 milyon dolara çıkınca tekrar anlaşmadan ayrılmıştır. Ayrıca başlangıçta kira alamadığı Karşi-Hanabad üssünü Yıllık on beş milyon dolara ABD ye kiralamıştır.

Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün temelleri ise, Kolektif Güvenlik Antlaşması’na dayanmaktadır. Rusya’nın Mayıs 1992 de Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin kuruluşuna ilişkin yayınladığı bildiride BDT üyesi ülkeler ortak güvenlik antlaşması yapılmaya davet ediliyordu. Aslında bu bir davetten ziyade bir buyruğa benziyordu. Rusya’nın bu talebi doğrultusunda Taşkent’te Devlet Başkanları Konseyi toplandı. Bu zirvede altı üye ülke (Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Ermenistan) Kolektif Güvenlik Antlaşması (Taşkent Antlaşması)’nı imzaladılar. Bu antlaşmayla taraflar kendi aralarında yeni bir askeri ittifak kurmuş oluyordu. Ancak bu anlaşma kurulacak bir örgütle ete kemiğe bürünebilir ve işlerlik kazanabilirdi. Sonuçta 7 Ekim 2002 tarihinde Belarus, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan devlet başkanları Taşkent’te Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nü (KGAÖ) kurdular.

Olaya nasıl bakarsanız bakın, bazı diplomatik kılıflara büründürülen KGKÖ, temelinde kollektif savunma olan, bir askeri örgüttür. Anlaşmanın ünlü dördüncü maddesine göre

“Herhangi bir üye devletin güvenliği, istikrarı, toprak bütünlüğü ve egemenliğini tehdit eden bir silahlı saldırı durumunda, bu üye devletin talebi üzerine, diğer tüm üye ülkeler, asker de dahil olmak üzere gerekli yardımı gönderirler

Askeri güç kullanımı üye ülke devlet başkanlarının oy birliği ile alacakları karar sonrası oluşur.”

Açıkçası, Başkan Putin herhangi bir nedenle üye ülkelerden birine asker göndermek istediğinde geriye kalan beş ülkenin devlet başkanlarını toplar ve asker gönderme kararı aldırır. Çok yüzeysel bakışla KGKÖ eski Varşova paktının şimdilik altı üyelik bir modelidir ve zaman içerisinde mutlaka genişleyecektir.

Bunun en yakın örneği ise bir sonraki yazının konusu olan Kazakistan da işlenecektir.