Müttefikler birbirlerinin sınırlarına askerî yığınak yapmaz, karşılarındaki devletleri silahlandırmaz. Uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve çıkarlarını siyasi oyunlarla, tehditlerle veya doğrudan güç kullanarak ortadan kaldırmaya çalışmaz. Bunlar yapılıyorsa ortada ya müttefiklik yoktur ya da müttefik denilen ülkeden saklanan başka bir savaş planı vardır.

ABD, İran’ı çevrelediğini söylüyor. Fakat yaptığı askerî yığınağın namluları yalnızca Tahran’a dönük değildir. İsrail’den Suriye’ye, Güney Kıbrıs’tan Yunanistan’a uzanan düzen, İran’dan önce Türkiye’nin güneyini ve batısını baskı altına almaktadır.

Neden?

Washington bir yandan Türkiye’ye “NATO müttefikim” derken, diğer yandan İsrail’in Suriye’de Türkiye’nin hareket alanını bombalarla sınırlamasına sessiz kalmakta; Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden kurulan askerî yapıyı desteklemektedir. Türkiye, üyesi olduğu savunma sisteminin merkezindeki devlet tarafından korunmak bir yana, güneyinden ve batısından giderek daralan bir coğrafyaya sıkıştırılmaktadır.

Neden?

Buna yalnızca İran’ı çevreleme harekâtı demek, haritanın gösterdiği gerçeği inkâr etmektir. İran tehdidi, Türkiye’nin etrafına yerleştirilen askerî ve siyasi kuşağın kullanışlı gerekçesine dönüştürülmüştür. İran’ın adı öne çıkarılmakta, fakat kurulan düzen Türkiye’nin bölgesel gücünü sınırlamaktadır.

Washington’un amacı Türkiye’yi bütünüyle karşısına almak değildir. İzlediği politika daha hesaplıdır: Türkiye’yi NATO’nun içinde tutmak, ordusundan ve coğrafyasından yararlanmak, fakat bağımsız hareket edebileceği bütün alanları çevrelemek. Washington’un istediği, itaat ettiği sürece müttefik kabul edilen; kendi haklarını ve çıkarlarını savunmaya başladığı anda tehdit sayılan bir Türkiye’dir.

Ortaya çıkan gerçek açıktır: ABD, Türkiye’yi NATO içinde tutarken NATO dışındaki bir düzenekle çevrelemektedir.

Eğer bu kuşatma Washington’un bilgisi dışında kuruluyorsa ABD artık müttefiklerini ve bölgeyi yönetemiyor demektir. Bilgisi dâhilinde kuruluyorsa Türkiye’nin sorması gereken soru İran’ın nasıl çevrelendiği değildir:

Türkiye, kendi müttefiki tarafından neden kuşatılmaktadır?